Günün Sohbeti

Alacağını veresiye satmak

Sual: Mal veya para alacağı olan, bunu teslim almadan önce, borçlusuna veya başkasına veresiye satması caiz midir? Taşınabilen bir mal satın alındığında, bunu teslim almadan önce, her hangi bir kimseye satılabilir mi?

Cevap: Ödünç verileni kendisi veya vekili teslim alınca, ona malik olur. Veren, verdiğini geri isteyemez. (Fetâvâ-i Hindiyye)de diyor ki, (Ödünç alınanı kabzetmeden önce kullanmak caizdir). Borçlu, ödünç aldığı malın veya paranın mislini, yani benzerini ödemesi lâzımdır. Ödemeden önce, borcunu [ödünç aldığı şeyin kendisini değil] alacaklısından peşin satın alabilir ise de, veresiye satın alamaz. Ödünç aldığını alacaklısına satabilir. Bunun gibi, bir kimsenin, mal satmaktan veya ödünç vermekten veya miras, hediye, sadakadan ve ücretten ölçülebilen mal veya para alacağı olsa, bunu teslim almadan önce, borçlusuna veya başkasına veresiye satması caiz değildir, haramdır. Pazarlık ettiği yerde semenini alsa, peşin satmış olur. Bu da, yalnız borçlusuna caizdir. Para bozdururken birinin peşin kabzedilmesi lâzım olduğu buradan da anlaşılmaktadır. Yalnız, taşınabilen bir mal satın alındığı zaman, bunu teslim almadan önce, peşin de olsa, hiç kimseye satmak caiz değildir. Görülüyor ki, ödünç mal alan kimse, ödemek için bunun benzerini bulamayınca, yerine başka mal veya parasını vermek için sözleşirlerse bunu, söz kesilen yerde, hemen peşin vermesi lâzım olur. Malı veya parayı ilerde vermek için sözleşmeleri haram olur. Haramdan kurtulmak için, borçlusundan borç karşılığı az bir malı peşin satın alıp, kabzettikten sonra, bu malı ona o paraya veresiye satar. Anlaşamazlarsa, benzeri bulununcaya kadar beklenir. Buğday ödünç alsa, buğdayın fiyatı çok değişse, yine aynı hacimde buğday ödemesi lâzımdır. Bir kimsenin, birisinden yüz lira alacağı varken, bu kimsenin, alacağı ile takas edilmemek şartı ile ondan yüz liraya mal satın alması fasittir. (Tam İlmihal s. 827)

 

Osman Ünlü Hocanın Türkiye gazetesinde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...