Günün Sohbeti

Zilhicce ayının fazileti

Sual: Zilhicce ayının fazileti nedir? Kurbanı ne zaman kesmelidir?

Cevap: Zilhicce ayının fazileti çok büyüktür. Rivayet edildiğine göre, hazret-i Âdemin tevbesi Muharrem veya Zilhicce ayında kabul buyurulmuştur. İbni Abbâsın “radıyallahü anhümâ” rivayet ettiği bir hadise göre Zilhiccenin onuna kadar olan günler de, Ramazan-ı şerifin günleri gibi ayrı ayrı fazilet ve kıymetleriyle tavsif edilmiş ve onuncu gün için de şöyle beyan buyurulmuştur: (Zilhiccenin onuncu günü Kurban bayramı günüdür. Her kim, o gün bayram namazından gelip kurbanını boğazlayıncaya kadar bir şey yemeyip, kurbanının böbreklerini yerse ve iki rek’at namaz kılsa, o kimsenin kurbanının kanı yere düşmeden, kendi günahı ve ana-babasının günahları, ehl-ü ıyâl, evlat ve akrabalarının günahları sevaba çevrilir.)

Her kim Zilhicce-i şerifin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutarsa, o senenin tamamını oruç tutmuş gibi fazilete mazhar olur. Her kim, Zilhiccenin on günü içinde fukaraya yardım etse, Peygamberlere “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” tazim etmiş olur. Bu on gün içinde, her kim bir hasta ziyaret eylese, Hak teâlâ hazretlerinin dostları olan kulların hatırını sormuş ve ziyaret eylemiş gibi olur. Bu on gün içinde yapılan her ibadet, sair günlerde eda edilen ibadetlerden çok daha üstün ve pek fazla sevaba vesile olur.

Bu on gün içinde din ilmi meclisinde bulunan kimse, Peygamberler “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” toplantısında bulunmuş gibi olur. Din ilmini öğrenmek kadın, erkek herkese farzdır. Çocuklarına öğretmek, birinci vazifedir.

Kurban, Zilhicce ayının onuncu günü bayram namazından sonra başlayıp, onikinci günü güneş batıncaya kadar devam eden üç gün ve aralarındaki iki gecede kesilen deve, sığır, koyun veya keçidir. Yukarıda bildirilen üç günden önce veya sonra kesilen hayvan kurban olmaz. Bir deveyi veya sığırı yedi kişiye kadar birkaç kimse ortaklaşa kesebilir. Kadın da, kendi kurbanını ve vekil olarak başkasının kurbanını kesebilir. Kurbanı bayramdan önce satın almak câizdir. Satın alırken, (Bayram için veya yaptığım adak için kurban satın almağa) niyet etmesi lâzımdır. Bu iki niyetten hangisini niyet ederse, o kurban kesilmiş olur. Satın alınan kurbanı diri olarak veya satın almayıp, parasını fakirlere, yardım kurumlarına vermek câiz değildir. Böyle veren, kurban kesmiş olmaz. Sadaka vermiş olur. Bu sadakanın sevabı, onu kurban kesmemek azabından kurtaramaz.

Her kim kurbanından, havâyıc-i asliyyeden maada nisap miktarı malı olmayan ve namazlarını kılan fukaraya verirse, kıyamet günü verdiğinin çok fazlasıyla ikram ve ihsan edilecektir. (İslâm Âhlâkı s. 434)

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...