Sadakat göstermek

Sual: İnsanlarda sadakat da kalmadı. Yalvara yakara bir işe giriyor. Yerini biraz sağlamlaştırınca, çalıştığı kurumun aleyhine konuşuyor. Bir köpek kadar sadakat gösteremiyor. Sadakat da mı öldü?
CEVAP
Bozulma her sahada oluyor. Ancak herkesin bozuk, herkesin kötü olduğunu söylemek doğru olmaz. Dinimizde, sadakatin önemi çok büyüktür. Her işin nizam ve intizamı sadakat iledir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sadakat iyiliğe, iyilik Cennete götürür.) [Müslim]

Bir kurum, işsiz bir kimseyi işe almakla, ona bir iyilik etmiş olur. İşe girmesine vesile olanlara dua ve teşekkür etmek gerekir. Teşekkür etmeyen nankördür. Allahü teâlâ, (Şükrederseniz, nimetlerimi artırırım. Nankörlük ederseniz, azabım çok şiddetlidir) buyuruyor. (İbrahim 7)

Peygamber efendimiz de, (Kendisine yapılan iyiliği anmak şükür, gizlemek ise nankörlük olur) buyuruyor. (Ebu Davud)

Çalıştığı yerin idarecilerini kötülemek, dedikodu etmek nankörlük olur. Yemek yediği sofraya bıçak saplamak kadirşinas bir kimseye yakışmaz. İşinden veya idarecilerinden memnun olmayan ayrılabilir. Kıtmir isimli bir köpek, sahibine sadakatinden dolayı, birçok insanın mahrum kaldığı nimete kavuşuyor, Cennetlik oluyor.

Sual: "Dinimiz, almayı değil vermeyi, yük olmayı değil, yük çekmeyi emir ve tavsiye etmektedir" deniyor. Bu ne demektir?

Cevap: Dünya lezzetlerine aldanmayan, Cennet nimetlerine kavuşur. İki âlemde azîz ve muhterem olur. Aksi olursa, insan zelil olur. Zira hazret-i Ömer, bir hâdise üzerine; "Biz aşağı, bayağı insanlardık. Acem şâhlarının elinde esîr idik. Allahü teâlâ Müslümân yapmakla bizleri şereflendirdi. Allahü teâlânın verdiği bu izzetten, bu şereften başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi yine zelîl eder. Her şeyden aşağı eder. İzzet, İslâmdadır. İslâmın ahkâmına uyan, azîz olur. Bu ahkâmı beğenmeyip, izzeti, huzûru, saâdeti başka şeylerde arayan zelîl olur" buyurmuştur. Dinimiz, almayı değil vermeyi, yük olmayı değil, yük çekmeyi emir ve tavsiye etmektedir. Peygamber efendimiz (Veren el, alandan yüksektir) buyurmuşlardır.

Bir şeyler koparabilmek, dünyalık ele geçirmek, insanların zaaflarından istifade ederek onların sırtından geçinmek için yaltaklanmak yani temelluk etmek, kötü bir huydur. Zira hadîs-i şerîfte (Temelluk, Müslümân ahlâkından değildir) buyurulmuştur. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri, başkalarından bir şey istemeyi talebelerine yasak ederek;

"Başkasına el açıp bir şey isteyen, bizim talebemiz değildir. Ona dünyâda da âhirette de şefâat etmeyiz ve ondan uzak dururuz. Biz, talebelerimize dâimâ vermeyi, ihsân ve ikrâmlarda bulunmayı, herkese karşı tevâzu üzere bulunmayı, tatlı sözlü, güler yüzlü olmayı tavsiye ediyoruz. El açıp istemek bizim yolumuzda yoktur" buyururlardı.

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri de;

"Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir" buyurmuştur. İzzet ve şerefi, Allahü teâlânın dînine uygun olmayan hâllerde arayan kimseyi, Allahü teâlâ, hor-hakîr ve zelîl eder. Peygamber Efendimiz, Müslümanı; (Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir) buyurarak tarif etmişlerdir. Ayrıca Resulullah Efendimiz; (Kendin için istediğini, insanlar için de istemek, kendin için istemediğini insanlar için de istememek) buyurarak, nasıl olmamız gerektiğini bildirmişlerdir.

Senâullah-i Pânî Pütî hazretleri:

"Ne istersen yap, fakat, insanlara eziyet ve sıkıntı verme yolunu seçme. Çünkü dinde bunun gibi büyük günah yoktur" buyurmuştur.

Dünyada ve ahirette aziz olmak isteyen, kimseye sıkıntı vermez, yük olmaz; herkesin sıkıntısını ve yükünü çekmeye, gücü nisbetinde gayret gösterir. Kısacası: "Yük çeken aziz, yükünü çektiren ise, zelil olur."