Birlik ve beraberliğin önemi

Sual: Dinimizde birlik ve beraberlik içinde olmanın yeri nedir?
CEVAP
Çok önemlidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Toplulukta, birlik ve beraberlikte rahmet var, ayrılıkta ise azab-ı ilahi vardır.) [Beyheki]

Birlik ve beraberlik içindeki toplum çoğaldıkça, rahmet de artar. Bir hadis-i şerif meali:
(İki kişi bir kişiden, üç kişi iki kişiden hayırlıdır. O halde birlik olun!) [İ. Asakir]

Hangi iş olursa olsun, toplulukla birlik ve beraberlik içinde hareket etmekte çok faydalar vardır. Mesela toplu olarak yemek yemekte bile rahmet vardır. Bir hadis-i şerif meali:
(Yemeği toplu olarak yiyin; bereket topluluktadır.) [İbni Mace]

(Kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önemlidir) buyurulmuştur. Yani kendimiz çok kötü biri olsak bile, iyilerin topluluğuna katılmalıyız. Bize gelecek beladan, onların içinde olunca kurtuluruz. Onlarla bir yere gidince, onlarla birlikte bizi de oraya kabul ederler. Hatta ahirette Cennete iyiler giderken, biz de aralarındaysak, bizi ayırmazlar. Eshab-ı kehfin köpeği, salihlerin, iyilerin peşinden gittiği, onları sevip bırakmadığı için, Allahü teâlâ onu, bir hayvan olduğu halde, salihlerle birlikte Cennete koyacağını bildirdi. Demek ki, iyilerle beraber olan hayvan da olsa kurtulur. İki hadis-i şerif meali:
(Allah bir cemaate rahmet ederse, içlerindeki kötü birini affetmemekten hayâ eder.) [Ebu-ş-şeyh]

(Kişi sevdikleriyle haşrolur. Kâfirleri seven onlarla beraberdir, yaptığı iyi amellerin hiç faydası olmaz.) [Taberani]

Resulullah, bu ümmetin çeşitli gruplara ayrılacağını, ancak kendisinin ve mübarek Eshabının yolunda olanların kurtulacağını bildirdi. Bu fırkaya Ehl-i sünnet vel-cemaat fırkası dendi. Bu fırkada olmayanların Cehenneme gideceği yine hadis-i şerifle bildirildi. Bir hadis-i şerif meali:
(Ümmetimin âlimleri asla sapıklıkta birleşmez. O halde, sivad-ı a’zam üzere [salih âlimlerin yolunda] olun; çünkü Allah’ın rahmeti cemaatle beraberdir. Bunlardan ayrılan Cehenneme gider.) [Hâkim, İbni Cerir, Hakîm-i Tirmizi]

Birlik ve beraberlik içinde olmanın önemini bildiren üç hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Şeytan insanın kurdudur. Sürüden ayrılan koyunu kurt kaptığı gibi, şeytan da cemaatten ayrılanı kapar. Sakın cemaatten ayrılmayın!) [Tirmizi]

(Cemaatten bir karış ayrılan, İslam halkasını boynundan çıkarmış olur.) [Ebu Davud]

Bildirilen cemaat, Ehl-i sünnet vel cemaat fırkasıdır. Herkes Ehl-i sünnetim diyebilir. Ehl-i sünnet olmanın ölçüsü vardır. Allahü teâlâ, İslamiyet’i doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Bunun için, (Ya Rabbi, sana inanıyorum, seni ve Peygamberlerini seviyorum. İslam bilgilerini doğru olarak öğrenmek istiyorum. Bunu bana nasip et ve beni, yanlış yollara gitmekten koru) diye dua etmeli, istihare yapmalı! Cenab-ı Hak ona doğru yolu gösterir. Allahü teâlânın sözüne güvenmeli, Ona sığınmalı. Ben nasıl olsa doğru yoldayım diye dua etmekten kaçınmamalı.

Sual: "Kişi, sevdiği ile beraberdir" deniliyor. Bunu nasıl anlamak lazım?

Cevap: Dünyada, kim kimi severse, ahirette onun yanında haşrolacaktır. Bir kimse, Resûlullah Efendimize kıyâmeti sorunca; (Kıyâmet için ne hazırlık yaptın?) buyurdu. "Allahın ve Resûlünün sevgisini hazırladım" deyince Peygamber Efendimiz; (Sevdiklerinle berâber olursun) buyurdu.

Allahü teâlâyı ve Onun Peygamberini sevmek demek, emirlerini yapmak, yasaklarından sakınmak, bunlara karşı edepli, saygılı olmak demektir. Sâlihleri severek onlardan faydalanmak için, onların yaptıklarını yapmak lâzım değildir. Çünkü, onların yaptıklarını yaparsa, o da, onlardan olur. Peygamber Efendimiz bir gün; "Bir cemâati seven kimse, onların arasında haşrolunur" buyurunca Ebû Zer Gıfârî hazretleri; "Yâ Resûlallah! Bir kimse, bir cemâati sevse, fakat onların yaptıklarını yapmasa, nasıl olur?" diye arz etti. Peygamber efendimiz; "Yâ Ebâ Zer! Sevdiklerinle berâber olursun" buyurdular.

Hasan-ı Basrî hazretleri; "Sen iyilere, ancak onların iyi amellerini yapmakla kavuşabilirsin! Yahûdîler ve Hıristiyanlar, Peygamberlerini seviyorlar ise de, onlar gibi olmadıkları için, onların yanına gidemeyeceklerdir" buyurmuştur.

İmâm-ı Gazâlî hazretleri de; "Salihlerin iyi amellerinden birkaçını veyâ hepsini yapmadıkça, yalnız sevmekle, onların yanına kavuşulamaz" buyururuyor.

Abdullah-ı Ensârî hazretleri anlatır: "Birisi, rüyâsında Peygamber Efendimizi görür. Evliyâdan bir grup ile bir yerde oturuyorlar. Herkes, Resûlullah Efendimizi dinliyor. Birden semânın kapıları açılır. Elinde ibrik ve leğen ile bir melek gelir. Melek, ibrik ve leğen ile herkesin önünde durur, orada bulunanlar ellerini yıkarlar. Rüyâyı gören kimse en sonda bulunur. Sıra ona gelince; 'Leğeni kaldırın. O, bu tâifeden değildir' diye bir ses işitilir. Melek de leğeni alıp götürür. O kimse, Peygamber Efendimize dönerek; 'Yâ Resûlallah! Ben bunlardan değilim ama, biliyorsunuz ki, sizi ve bunları çok seven birisiyim' der. Peygamber Efendimiz de;

(Bunlara muhabbet eden bunlardandır) buyurur. Bunun üzerine melek, leğenle ibriği getirir, o kimse de elini yıkar. Peygamber Efendimiz o kimseye dönüp tebessüm ederler ve; (Bize muhabbet ettikçe bizimlesin) buyururlar. O kimse bu rüyâdan sonra Allahü teâlânın sevdiklerinden biri olur."

Peygamber Efendimiz, "El mer'ü me'a men ehabbe" (Kişi, sevdiği ile beraberdir) buyurdu. Yani, kişi, dünyâda ve âhırette sevdiği ile berâber olur. Bunun için din büyüklerini seven kimse, onlarla berâber olur.

Huzura Doğru
Huzura Doğru
📺 21:00 - 21:30 arası
İlahiyatçı-Yazar Osman Ünlü hoca fıkıh, ahlak ve dini sohbetleriyle kalplere huzur veriyor.
Ayrıca her gün 06:00 - 14:00 - 17:00 - 02:00 saatlerinde TGRT Belgesel TV'de