Allahü teâlânın sevgisini kazanmak
Sual: Allahü teâlânın sevgisini kazanmak için ne yapmalıdır?
Cevap: Büyük İslâm âlimi, Evliyanın baş tacı, zamanının kutbu, kayyûm-i rabbânî (Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî) Serhendî “rahmetullahi aleyh” hazretleri, (Mektûbât) kitabının birinci cildi, yetmişsekinci mektubunda buyuruyor ki: Allahü teâlânın sevgisini kazanmağa çalışana (Salih kul) denir. Bu sevgiyi kazanmış olana (Veli) denir. Başkalarının da kazanması için çalışan Veliye (Vesile) ve (Mürşid) denir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerimin Mâide sûresinde, (Vesile arayınız!) buyuruyor. Vesileyi bulmak nimeti, dünya ve ahiret nimetlerinin en kıymetlisidir. O halde, onu sevmek, hem bu ihsanın vesilesi olduğu için, hem de, Allahü teâlânın sevgili kulu olduğu için, çok lazımdır ve insanın birinci vazifesidir. Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Onu aramak birinci vazifedir. Hakiki Mürşit, kıyamete kadar mevcuttur. Halis olan taliplere kendisini tanıtır. Düşmanlardan, ahmaklardan saklanır. Adi, alçak kimseler, kıymetli şeylerin sahtelerini, taklidilerini piyasaya sürerek, insanları aldatır. Böylece, kötü yoldan, menfaat sağlarlar. Çok kıymetli olan vesilenin de sahteleri vardır. Bu alçak kimseler, yalanlarla, hileli kerametlerle, cahilleri aldatırlar. Müslümanlar için en büyük felaket, bunların tuzaklarına düşmektir. Kendilerinin, dinden, imandan, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından haberleri yoktur. Sözleri ile küfür yayarlar. Hareketleri ile hep haram işlerler. Cahilleri ve yeni Müslüman olanları avlamakla geçinirler. Kur’ân-ı kerim, bunlara (Münafık) diyor. Bunların, Cehennemin dibinde, kâfirlerden daha çok azap çekeceklerini haber veriyor. Sözleri, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına, işleri bu âlimlerin fıkıh bilgilerine uygun olmayan, bu münafıkların tuzaklarına düşmemeleri için evlatlarımızı uyarmalıyız! (Hak Sözün Vesikaları s. 332)
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...


























