Dördüncü asırdan sonra, ictihad edebilecek bir âlim yetişemez oldu
Sual: Kitaplarda (Hicri dördüncü asırdan sonra, ictihad edebilecek bir âlim yetişemez oldu) diye yazılıdır. Bu ne demektir?
Cevap: Eshâb-ı kiramdan sonra “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” meşhur dört imam ve bunların mezheplerine göre ictihad eden imâm-ı Ebû Yûsüf, imâm-ı Muhammed, imâm-ı Züfer, ibni Nüceym, imâm-ı Râfi’î, imâm-ı Nevevî, imâm-ı Gazâlî ve benzerleri “rahime-hümullahü teâlâ” gibi yüksek âlimler yetişti. Asr-ı saadet uzaklaştıkça, hadîs-i şerifleri nakil ve rivayet eden oniki silsilenin, yani haber verme zincirinin halkaları arttı. Hadîs-i şeriflerin hangi silsileden ve hangi kimselerden alınacağı, düşünülecek bir mesele oldu ve çok güç ve belki imkânsız oldu. Bundan dolayı, dördüncü asırdan sonra, ictihad edebilecek bir âlim yetişemez oldu. Bütün Müslümanlar, bu dört imamdan birine tâbi olup, o imamın mezhebine uymağa mecbur oldu.
Dîn-i islâmı yıkmak için uğraşanlardan bir kısmı, o kadar kurnaz oldukları hâlde, İslâmiyetin inceliklerini kavrayamadıklarından, kitaplarında ve konferanslarında (ictihad kapısı kapandı) sözüne saldırıyor. Fakat kürsülerden saçtıkları rakı kokuları ile beraber, çürük ve boş kafalarından, ağızlarına sızan hezeyanları, dinleyicilere gülünç olmaktan başka tesir yapamıyor. Elhamdülillah, İslâm semasını kaplayan korkunç irtidad bulutlarının karartmakta olduğu gençliğin saf ve berrak ruh deryası, hakikat güneşinin beliren tek tük şuaları ile ışıldamağa başlamaktadır. (Eshâb-ı Kirâm s. 53)



























