Merak ettiğiniz bütün dini konular

Daha Fazla Konu Göster
GÜNÜN SOHBETİ

(Hîle-i şer'ıyye) ve (Hîle-i bâtıla)

Sual: (Hîle-i şer'ıyye) ve (Hîle-i bâtıla) neye denir ve caiz midir?

Cevap: İbni Nüceym Zeyn-ül-Âbidîn Mısrî "rahime-hullahü teâlâ" (Eşbâh) kitabında, beşinci kaidenin sonunda, (Bazı ihtiyaçlar zaruret kabul edilir. Meselâ muhtaç olanın fâiz ödeyerek ödünç alması câiz olur) diyor. Seyyid Ahmed Hamevî "rahime-hullahü teâlâ" burayı açıklarken, (Meselâ on altın ödünç alıp, her gün belli miktar bir şeyi fâiz olarak öder) diyor. Bundan anlaşılıyor ki, nafakaya muhtaç olup, çalışamayan ve karz-ı hasen bulamayan âciz kimsenin nafaka için, fâiz ile ödünç alması câiz olur. Fakat, bu hâlde de (Mu'âmele satışı) yolu ile almalıdır. Meselâ, on altın alıp, oniki altın ödemekte uyuşulunca, on altını alırken, kalem, defter, kitap gibi herhangi bir şeyi de iki altına satın alıp, oniki altın borçlanır. Böyle, fesat ile, bid'at ile karşılaşıldığı zaman, İslâmiyete uymak için, ihtiyatlı yol aramağa, (Hîle-i şer'ıyye) denir. Âciz olanın, zarurete düşenin, ibadetini kaçırmaması veya haram işlememesi için (Hîle-i şer'ıyye) yapması lâzım olur. İslâmiyete uymaktan kaçmak için çare aramağa (Hîle-i bâtıla) denir ki, haramdır. (İslâm Ahlâkı s. 453)

Farzı yapmamak veya haramı yapmak için hîle yapmak haramdır. Buna, (Hîle-i bâtıla) denir. Bir şey, farz veya haram olmadan önce, farz veya haram olmasını önlemek câizdir. Buna (Hîle-i şer'ıyye) denir. (Kıyâmet ve Ahiret s. 309)

Zekâtı altın olarak dağıtmak, daha sevabdır. Altın ile verileceği, herkese gösterilmiş, öğretilmiş olur. Zekâtı fakire veya vekiline, önce altın olarak verip sonra bunu kâğıt paraya çevirmek, (Hîle-i şer'ıyye) olur. Zekâtı ahkâm-ı islâmiyyeye uygun verebilmek için, bunu yapmak lâzımdır ve çok sevabdır. Hîle-i şer'ıyye yapmanın câiz olduğu ve fakirin aldığı zekâtı, sadakayı zengine hediye etmesinin câiz olduğu bildirilmiştir. Farz olduktan sonra zekât vermemek için, (Hîle-i bâtıla) yapmak haram olur. Farz olmadan önce yapılan hile, imâm-ı Muhammede göre mekruh, imâm-ı Ebû Yûsüfe göre câiz olur. Fetva imâm-ı Muhammede göredir. (Tam İlmihal s. 301)

Haramı helal ve helalı haram yapmak için, yahut birinin hakkına mâni olmak veya haksız mal ele geçirmek için, (Hîle-i bâtıla) yapmak câiz değildir.

Haramı helal yapmak için (Hîle-i bâtıla) yapmak Yahudilerin âdetidir.

(Fetâvâ-yı Hindiyye)de altıncı cüz'de diyor ki, (Haramdan kurtulmak için, helale kavuşmak için hîle-i şer'ıyye yapmak câizdir ve iyidir. Böyle hilenin câiz olmasına senet, Sâd sûresinin kırkdördüncü âyetidir. Bu âyet-i kerime, Eyyûb aleyhisselâm, zevcesine yüz sopa vurmağa yemin edince, bu yemini yapmaktan kurtulması için yapılacak hîle-i şer'iyyeyi bildirmektedir.) (Eşi'at-ül-leme'ât)da had cezalarında diyor ki: Sa'îd bin Sa'd dedi ki, babam Sa'd, Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" yanına, hasta, sarsak birini getirdi. Bunu zina yaparken yakaladık dedi. (Buna, üzerinde yüz filiz bulunan bir dal ile bir kere vurunuz!) buyurdu. Böylece, bir vurmakla, yüz sopa vurulmuş, had cezası yapılmış olur. Eşi'a tercemesi, hîle-i şer'ıyyenin câiz ve lâzım olduğunu göstermektedir. (Tam İlmihal s. 844)

Farzı yapmamaktan veya haram işlemekten kurtuluş yolu aramağa (Hîle-i şer'ıyye) denir. (Tam İlmihal s. 859)

 

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...

Videolar

Daha Fazla Video Göster