Cenaze namazı ve defin

Sual: Cenaze namazı kılmak farz mıdır?
CEVAP
Farzı kifayedir. Birkaç kişi namazı kılarsa diğerlerinden bu farz sakıt olur [düşer]. Yani bir müminin vefat ettiğini haber alan erkeklere, erkek yoksa, kadınlara cenaze namazı kılmak, gasl, techiz ve defn farzı kifayedir.

Sual: Cenaze için namaz olur mu?
CEVAP
Cenaze namazı, Allah için namaz ve ölen kimse için duadır.
Cenaze namazının kabul olması için

Sual: Cenaze namazının kabul olması için dinimizin bildirdiği belli şartlar var mıdır, varsa nelerdir?
Cevap:
Bir müminin vefat ettiğini haber alan erkeklere, erkek yoksa, kadınlara cenaze namazı kılmak, gasl, techiz ve defin farz-ı kifayedir. Ehemmiyet vermeyen, kafir olur. Cenaze namazının kabul olması için, altı şart lazımdır:
1- Meyyit Müslüman olmalıdır.
2- Meyyit yıkanmış olmalıdır. Yıkanmadan gömülen, üzerine toprak atılmamış ise, çıkarılıp yıkanır, sonra namazı kılınır.
3- Cenazenin veya bedeninin yarısı ile başının veya başsız yarıdan fazla bedenin, imamın önünde bulunması lazımdır.
4- Cenaze, yerde veya yere yakın, ellerle tutulmuş veya taşa konmuş olmalıdır. Başka bir yerde bulunan veya hayvan üstünde veya el ile yüksekte tutulan cenazenin namazı kabul olmaz. Cenazenin başı, imamın sağına, ayağı soluna gelecektir. Tersine koymak günahtır.
5- Cenaze, imamın önünde hazır olmalıdır.
6- Cenazenin ve imamın avret yeri örtülü olmalıdır.

Cenaze namazının farzı ikidir:
1-
Dört kere tekbir getirmektir.
2- Ayakta kılmaktır. Özürsüz, oturarak veya hayvan üstünde kılmak caiz değildir. Yağmurdan, çamurdan dolayı hayvandan inemezse caiz olur.

Sual: Cenaze namazı için niyet farz mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Cenaze namazı kılmak için nasıl niyet edilir?
Cevap:
Cenaze namazına; “Allahü teâlâ için namaza, meyyit için duaya, uydum hazır olan imama” diye niyet edilir.

Sual: Cenaze namazının sünneti kaçtır?
CEVAP
Cenaze namazının sünneti üçtür:
1- Sübhaneke okumak.
2- Salevat okumaktır. Çünkü, duadan önce salevat okumak, duanın sünnetidir.
3- Kendine, ölüye ve bütün Müslümanlara af ve mağfiret için dua okumak.

Sual: Cenaze namazı nasıl kılınır?
CEVAP
Maddeler hâlinde bildirelim:
1- Önce, (Allah için namaza, meyyit [ölü] için duaya, uydum hazır olan imama) diye niyet edilir.

2- İlk tekbir alınır, yani Allahü ekber denir, iki el bağlanır, Sübhaneke okunur. Sübhaneke okurken (Ve celle senâüke) de ilave edilir. Fatiha okunmaz.

3- İkinci tekbirden sonra, teşehhüdde okunan Salli Bârikler okunur.

4- Üçüncü tekbirden sonra, cenaze duası okunur. Cenaze duasını bilmeyen, Rabbena âtina duasını okur veya yalnız (Allahümmağfirleh) der yahut dua niyetiyle besmelesiz Fatiha okur.

5- Dördüncü tekbirden sonra, hemen sağa ve sonra sola selam verilir. Selam verirken, cenazeye ve cemaate niyet edilir. Sağa selam verirken sağ el indirilir, sola selam verirken sol el indirilir. Yahut okuma bitince iki el birden indirilse de olur.

6- Namaza geç yetişen, imam herhangi bir tekbiri getirirken, beraber tekbir getirip namaza başlar. Bu tekbire iftitah tekbiri olarak niyet eder. İmam selam verdikten sonra, kaçırdığı tekbirleri birbiri arkasından söyleyip, bir şey okumadan selam verir. Dördüncü tekbire de yetişemeyen, namazı kaçırmış olur.

7- Cenaze namazının dört tekbirinden her biri, bir rekât gibidir. Dört tekbirin yalnız birincisinde eller kulaklara kaldırılır. İndirilince, göbek altına bağlanır. Sonraki üç tekbirde eller kaldırılmaz.

Sual: Cenazede de ön safta namaz kılmak daha sevap mıdır?
CEVAP
Hayır, cenazede son safta kılmak daha sevaptır.

Sual: Cenaze olduğu zaman, Âyet-el kürsiyi ve tesbihleri okumayarak sünnet terk etmek uygun mudur?
CEVAP
Cenaze sebebiyle sünneti terk etmek uygun değildir. Cenaze namazını acele kılmak müstehaptır. Müstehap işlemek için sünnet terk edilmez. Cemaatin çok olması için, cenazeyi saatlerce bekletip, sonra acele ederek Âyet-el kürsiyi ve tesbihleri terk etmek, özürsüz bir sünneti terk etmek, ortadan kaldırmak ve hele önem vermemek çok yanlıştır.

Sual: Akıl baliğ olmamış çocuk, cenazeyi yıkayabilir mi ve cenazenin namazını kıldırabilir mi?
CEVAP
Çocuğun cenaze yıkaması caiz ise de, namazını kıldırması caiz değildir.

Sual: Cenazeyi yıkarken kıbleye karşı yan yatırarak mı yıkamak gerekir?
CEVAP
Cenaze, göbek ile diz arası örtülü olarak, sırt üstü veya kolay olan şekilde yatırılır. Kıbleye karşı yatırmak sünnettir.

Sual: Sabah ölmüş bir kişinin cenaze namazını, cemaat çok olsun diye öğle namazından sonraya bırakmak uygun mudur?
CEVAP
Cemaat çok olsun diye, cenaze namazını vakit namazlarından sonraya bırakmak mekruhtur.

Cenazeye kalkmak
Sual:
Cenazeyi görenin saygı duruşuna kalkması caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. Musallada cenaze namazı için bekleyenler, cenaze yere konmadan önce ayağa kalkmazlar. Surret-ül-fetava kitabında, (Musallada oturanlar, cenaze gelince ayağa kalkmamalıdır) denmektedir.

Merak-ıl-felah ve Dürr-ül-Muhtar’da, cenazeyi görenin, saygı duruşu olarak ayağa kalkmasının caiz olmadığı yazılıdır.

Resulullah efendimizin cenaze görünce kalktığı, geçtikten sonra oturduğu ve (Siz de böyle yapın!) diye emrettiği bildirildiyse de, bu emir nesh edildi, yani bir zaman sonra bu emrini değiştirdi. (Halebî, Seadet-i Ebediyye)

Sual: Cenazeye toprak atanların, elindeki küreği başkasına vermeyip yere atması doğru mudur?
CEVAP
Yanlıştır. Başkasına verince, melekler, şaşırıp yanlışlıkla sevabı o kürekle son toprak atana yazar diyorlar. Bu çok yanlıştır. Hâşâ, melekler şaşırmaz, yanlış iş yapmaz. Hiç kimsenin sevabını başkasına yazmaz. Küreği yere atmayıp başkasına vermek daha uygundur.

Sual: Mezar başında ayakta durmak uygun mudur?
CEVAP
Cenazeyi kabir başına koyunca, iş yapmayanlar oturmalı veya çömelmeli, gayrı müslimler gibi ayakta durmamalıdır.

Sual: Cenaze defnedilirken neler okumalıdır?
CEVAP
Cenaze defnedilirken, Kadir, Kâfirun, Nasr, İhlas, Felak, Nas ve Fatiha surelerini okumak, ölü için dua ve istigfar etmek müstehaptır. Bekara suresinin başını ve sonunu okumak da müstehaptır.

Sual: Cenaze götürülürken yüksek sesle tekbir getirilebilir mi?
CEVAP
Cenaze götürülürken, yüksek sesle tekbir, tehlil, ilahiler okumak bid’at ve günahtır. (Halebi, Merakıl-felah, Tahtavi haşiyesi, Nimet-i İslam, Şir’a şerhi)

Sual: Ölü için matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perde ve rozet, işaret asmak, matem işaretleri, resmini taşımak caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. (Hazânet-ür-rivâyât)

Sual:
Cenaze defnedildikten sonra, mezarlıkta bulunanların, cenaze sahiplerine taziyede bulunmaları bid’at midir?
CEVAP
Bid'at değildir.

Sual: Cenaze sahibine rast gelince taziye etmek, yani başsağlığı dilemek sabır tavsiye etmek müstehap mıdır?
CEVAP
Evet müstehaptır.

Sual: Taziye için neler söylemelidir?
CEVAP
Taziye için, (Allahü teâlâ güzel sabretmeni nasip etsin, rahmetlinin günahlarını affetsin) gibi bir şey söylenir.

Sual: Ölü için kaç güne kadar taziye etmek uygun olur?
CEVAP
Üç günden sonra taziye yapmak mekruhtur. Ancak uzakta olanlar ve yakın olup da, geç haber alanlar için mekruh olmaz.

Sual: Ölü için, çeşitli kimselerin sessiz olarak çeşitli cüzler okuyup, Kur'an-ı kerimi hatmetmeleri ve her birinin okuduğunun sevabını ölünün ruhuna göndermeleri veya birinin hepsi yerine hediye etmesi, yani hatim duasını yapması, okuyanların da âmin demeleri caiz midir?
CEVAP
Caiz ve çok faydalı olur.

Sual: Peygamber efendimiz, bir borçlunun cenaze namazını kılmak istememiş, bir başkası borcu üzerine alınca kılmıştır. Borçlu ölenin cenaze namazı kılınmaz mı?
CEVAP
Kılınır. Peygamber efendimiz kul borcu ile ölmemenin önemini göstermek için bildirdiğiniz harekette bulunmuştur.

Sual: Hangi Müslümanın cenaze namazı kılınmaz?
CEVAP
Şu dört kişinin cenaze namazı kılınmaz: 1- Bâginin yani haksız olarak halifeye isyan edenler, dövüşürken öldürülürse, 2- Müslümanların yolunu kesen hırsızlar, dövüşürken öldürülürse, 3- Zulüm ile meşhur olan kabileler, dövüşürken ölürse, 4- Silah ile ev basan kimse, o zaman öldürülürse, cenaze namazı kılınmaz.

Sual: Kadınların cenaze namazı kılması caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir, mekruhtur. Bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Sahih-i Buhari muhtasarı, Tecrid-i sarih tercümesi isimli kitabın üçüncü cilt, 361. sayfasında özetle deniyor ki:
(Ümmü Atıyye radıyallahü anhanın rivayeti şöyle:
(Biz kadınlar, Resulullah tarafından cenazeyi takip etmekten nehyolunduk. Cenazeye ittibâ’, bizim üzerimize farz kılınmadı.) Bu hadisi, Buhari hayz bahsinde zikretmiştir.

Taberani’nin rivayetine göre, Ümmü Atıyye anlatır:
Resulullah Medine’ye hicret ettiğinde Medine kadınlarını bir evde topladı. Sonra Hazret-i Ömer’i bize gönderdi. Hazret-i Ömer, “Ben Resulullahın size gönderdiği bir elçisiyim. Kadınların cenazeye çıkmasını nehyetti” dedi.

İbni Münzir de, İbni Mesud’un, İbni Ömer’in, Hazret-i Âişe’nin, Ebu Ümame’nin, kadınların cenaze iştiraklerini kerih gördüklerini rivayet etmiştir.

İbrahim Nehai’nin, Hasan-ı Basri’nin, Mesruk’un, İbni Sirin’in, Evzâi’nin, Ahmed’in, İshâk’ın da kerâhetine hükmettiklerini bildirmiştir.

Süfyan-i Sevri de kadınların cenazeye iştirakini bid’at addetmiştir. İmam-ı a’zam Ebu Hanife de: “Kadınlara cenaze takibi uygun değildir” demiştir. İbni Abbas, Kasım, Salim, Zühri, Rebia, Ebü’z-Zinâd’dan cevazı rivayet edilmiştir. İmam-ı Malik bu hususta yaşlı kadınlara ruhsat vermiş, gençler için hoş görmemiştir. İmam-ı Şafii de mekruhtur, fakat haram değildir, demiş. İmam-ı Malik’ten kerâheti hakkında da bir rivayet vardır.

Ebu Ya’lâ’nın bildirdiği hadis-i şerifte, Hazret-i Enes demiştir ki:
Resulullah ile bir cenazeye gitmiştik. Resulullah (orada) gördüğü kadınlara sordu:
- Cenazeyi omuzlar mısınız?

- Hayır, omuzlamayız.
- Ya ölüyü defneder misiniz?
- Hayır.
- Öyle ise hiçbir sevaba nail olmayarak evinize dönünüz, buyurdu.

Netice olarak kadınların cenaze nakline iştirakleri caiz görülmemiştir. Şu kadar ki, cenazeyi nakledecek erkek bulunmazsa, böyle istisnai vaziyet bir zarurettir. Bu surette caiz görülmüştür.

Demek ki, kadına cenaze namazı farz değildir. Hiçbir erkek yoksa, o zaman kadın cenaze namazını bizzat kendisinin kıldırması caiz oluyor. Böyle bir mecburiyet yoksa, cenaze namazına katılması, kerih görülmüştür.

Sual: Ölüler için sadaka, mevlid gibi hayrat belli günlerde mi yapılır?
CEVAP
1., 3., 7., 40., 52. veya 53. günü helva ve benzeri şeyler dağıtmak doğru değildir. 7. ve 40. gününde yapılan hatim ve sadaka gibi hediyeleri öldüğü gün hemen göndermeli, birinci günü yaparak imdadına bir an önce yetişmelidir. 7. veya 53. gecelerine bırakmak, boğulmak üzere olan birine, "Biraz bekle, yardıma birkaç gün sonra geleceğim" demeye benzer. Bunun belli gün veya gecede yapılmasının aslı yoktur. Ölüler için sadaka, mevlid gibi hayratın belli günlerde yapılması Hristiyanlardan geçmiştir. (40. gün burnu düşer, 53. gecesi çürümeye başlar) gibi sözler doğru değildir.

Sual: Cenaze için verilen sâla caiz midir?
CEVAP
Bid'attir.

Sual: Tanımadığımız bir cenaze olunca, ardından "Allah rahmet eylesin" denir mi?
CEVAP
İlla bir şey demek lazım değildir. Ama cenazeyi tanıyan biri varsa mesele yok, o ne derse öyle denir.

Sual: Cami içine cenazeyi sokarak cenaze namazı kılmak caiz midir?
CEVAP
Cenazeyi cami içine koyup namazını kılmak haramdır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Bir ölünün namazını cami içinde kılana sevap yoktur.) [İbni Mace]

Cenaze namazı kılarken
Sual:
Sual: Caminin dışında kılınan cenaze namazına caminin içindekiler de uyabilir mi?
CEVAP
Cenaze dışarıda, cemaatin bir kısmı camide olursa, caiz diyenler varsa da, böyle de kılmak haram olur. Cemaat de dışarıda kılmalı. Çünkü camiler, beş vakit namaz kılmak, buna bağlı olan sünnet ve nafile namazları kılmak için, okumak, vaaz ve ders için yapılmıştır. Yağmur, fırtına ve hastalık gibi özürlerle, cenaze namazı camide kılınabilir, fakat, cenaze camiye sokulamaz. (Hidaye)

Sual: Cenaze namazını öldüğü şehirde kıldıktan sonra, gömüldüğü şehirde de kılmak caiz mi?
CEVAP
Birinci namaz farzdır. Bir daha kılınırsa nafile olur. Hanefi’de cenaze namazını nafile olarak kılmak mekruhtur.

Sual: Ölü yıkanmadan yanında Kur'an-ı kerim okumak mekruh mudur?
CEVAP
Ölü yıkanmadan önce, yanında Kur'an-ı kerim okumaya mekruh diyen âlimler var ise de, ölünün üzeri örtülü iken ve yatağına bitişik olmayarak, sessiz okumak caizdir. (Redd-ül Muhtar)

Gözyaşı ve ter
Sual:
Müslüman bir ölünün terlemesi ve gözünden yaş gelmesi neye alamettir?
CEVAP
Hayra alamettir.

Sual: Müslüman ölü için, toprağı bol olsun demek caiz midir?
CEVAP
Hayır. Kâfir için söylenir.

Sual: Tabutun üzerine örtülen örtüde ne yazmaktadır?
CEVAP
Tabutun üzerindeki âyet-i kerimedir. (Her nefs [herkes] ölümü tadıcı) demektir.

Sual: Cenaze namazı kılınmadan defnedilen bir ölünün, namazı kılınır mı?
CEVAP
Defnedilen cenazenin namazı kılınmamışsa, koktuğu zannedilmedikçe, kabri üstünde namazı kılınır. Koktuğu zannediliyorsa namaz kılınmaz. Kokmaya başlama zamanı, toprağın cinsine, mevsimine, sıcaklığa, soğukluğa, mevtanın zayıf ve şişman olmasına göre değişir. Kokma işi, üç gün ile bir ay arasında değişir.

Sual: Cenaze namazı kılarken ayakkabılarımızı çıkarmak gerekir mi?
CEVAP
Altı necis olan ayakkabıyla veya necis yere basarak, cenaze namazı kılınamaz, bu ayakkabıyı çıkarıp, temiz olan üst tarafına basarak kılınırsa sahih olur. (Seadet-i Ebediyye) Böyle açıkça necaset görünmedikçe, ayakkabıyı çıkarmak gerekmez.

Sual: Cenaze namazını kılanların çok olması iyi midir?
CEVAP
Cenaze namazında cemaatin çok olması iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kırk müslüman, bir Müslümanın namazını kılarsa, Allahü teâlâ, ölü için yaptıkları duayı kabul eder.) [Müslim]

(Bir müslüman ölür de, üç saflık Müslüman bir cemaat, namazını kılarsa, o kimse, Cennete girmeye hak kazanır.) [Tirmizi]

(Cenaze namazında yüz Müslüman bulunan mevtayı Allahü teâlâ mutlaka affeder.) [Taberani]

(Bir Müslümanın iyi olduğuna dört komşusu şahitlik ederse, Allahü teâlâ, "Ben sizin bildiğinizi kabul ettim. Onun bilmediğiniz hususlarını da affettim" buyurur.) [Ebu Ya’la]

(Bir Müslümanın iyiliğine dört müslüman şahitlik ederse, Allahü teâlâ onu Cennete koyar.)
[Buhari]

(Bir müminin cenazesinde, kırk Müslüman bulunursa, Allahü teâlâ o kırk kişiyi bu Müslümana şefaatçi kılar.) [Müslim]

Sual: Cenazede okunan duayı bilmeyen kimse ne yapar?
CEVAP
Cenaze duası yerine (Rabbena âtina...) okunur. Yahut besmele çekilmeden dua niyetiyle Fatiha okumak da olur. Dua, ölünün affına sebep olur.

Sual: Cenaze namazında eller ne zaman bırakılır?
CEVAP
Sağa selam verirken sağ el, sola selam verirken sol el salınır. Selam vermeden iki eli birlikte indirmek de caizdir.

Sual: Kitaplarda, (Cenaze namazında selam verirken cenazeye ve cemaate niyet edilir) diyor. Niyet namaza dururken yapılmaz mı?
CEVAP
Namaza dururken yapılan niyet ayrı, namaz bitip selam verirken yapılan niyet ayrıdır. Biri namaza başlamak için niyettir, diğeri de en sonda selama ortak etmek için yapılan niyettir.

Beş vakit namazı kılıp selam verirken, sağ omzumuzdaki meleğe, sağımızdaki cemaate ve imam sağda ise imama da niyet edilir. Peygamber efendimize de niyet etmek iyi olur. Sola selam verilirken de, sol omzumuzdaki meleğe ve soldaki cemaate niyet edilir. İmam solda ise imama da niyet edilir.

Cenaze namazı bitip selam verilirken de, cenazeye, sağımızdaki ve solumuzdaki cemaate niyet edilir.

Baştaki niyet ayrıdır. Kitaplarda bildirilen, selam verilirken yapılacak niyettir. Cenaze namazını kılmaya başlarken, (Allah için namaza, meyyit için duaya, uydum hazır olan imama) diye niyet edilir.

Sual: Gemide ölen veya şehit olan kişi, nasıl defnedilir?
CEVAP
Gemide ölen, karaya gidinceye kadar kokacak ise, yıkanır, kefenlenir, namazı kılınır, denize bırakılır. Kâfirlerce şehit edilmişse, yıkanmaz, kefene sarılmaz. Kefen miktarından fazla elbisesi soyulup çamaşırla defnedilir ve cenaze namazı Hanefi’de kılınır, Şafii’de kılınmaz. (Redd-ül Muhtar)

Sual: İntihar edenin cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
İntihar etmek çok büyük günah ise de, intihar eden kâfir olmadığı için de cenaze namazı kılınır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müslüman her ölünün cenaze namazını, intihar etmiş olsa da kılınız.) [Deylemi]

Sual: Gaibe, yani uzak ülkede ölenin ardından burada cenaze namazı kılmak caiz midir?
CEVAP
Hanefi ve Maliki’de gaibe cenaze namazı kılmak caiz olmaz. Peygamber efendimiz, Necaşi için kılmışsa da, bu ona mahsus idi. Şafii ve Hanbeli’de, gaibe cenaze namazı kılmak caizdir. Hanbeli’de kılabilmek için aradan bir ay geçmiş olmamalıdır! (Halebi, M. Erbea)

Sual: Bir cenaze olunca, imam, "Bunu nasıl bilirsiniz?" diye soruyor. Böyle söylemek caiz midir? Cenaze için, "iyi biliriz" demenin ölüye ne faydası olur?
CEVAP
Cenaze için "Nasıl bilirsiniz?" diye sormak caizdir. "İyi biliriz" demek faydalıdır. Enes bin Malik hazretleri bildirir: Bir cenaze kötülenince Resul-i ekrem, (O cezayı hak etti) buyurdu. Başka bir cenazeyi de övdüler. Buyurdu ki:
(Ona da iyilik vacip oldu. Bunu övdünüz Cenneti, ötekini kötülediniz Cehennemi hak etti. Sizler yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.) [Buhari]

Sizlerden maksat, salihlerdir. Fâsıklar, dinsizler Allah’ın şahitleri değildir. Onların sözleri ile bir kimse Cenneti veya Cehennemi hak etmez. Salihler, müslümanlara hüsn-i zan eder. Salih, zan ile hiçbir müslümana kötü demez. Böyle salihlerin, günahkâr müslümanlar hakkındaki şahitliğini Hak teâlâ kabul eder. Ölülerimizi, hayırla anmalıyız. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ölülerinizi iyilikle anın. Eğer Cennetlikse, kötü söylemekle günahkâr olursunuz. Cehennemlik ise, zaten içinde bulunduğu hâl kâfi gelir.) [Nesai]

(Müslüman cemaat, ölünün iyiliğine şahitlik ederse, Hak teâlâ, meleklere buyurur ki: Şahit olun, bu şahitliği kabul ettim. Ölünün de kötülüklerinden vazgeçtim.) [İ.Ahmed]

Sual: Cenazeyi taşırken önce hangi taraftan tutmalıdır?
CEVAP
Cenaze taşımakta önce ön tarafta, ölünün sağ tarafı, sağ omuza alınıp, on adım taşınır. Sonra, arka sağ bacak tarafı sağ omuzda, on adım taşınır. Sonra cenazenin arkadan bakılışa göre tabutun sağ tarafına geçip, sol omuzda, on adım önde, on adım arkada taşınır. Hepsi 40 adım eder. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cenazeyi 40 adım taşıyanın 40 büyük günahı affolur.) [İ.Asakir]

Cenazeyi taşıdıktan sonra, cenazenin arkasından, Şafii’de önünden yürünür.

Sual: Birkaç cenazenin namazını birlikte kılmak caiz midir?
CEVAP
Birkaç cenaze birlikte ise, her birinin namazını ayrı kılmak efdaldir. Hepsi için bir namaz kılmak da caizdir. Bunun için, birinin başı ötekinin ayağına gelmek üzere sıralanır. İmam, derecesi yüksek olanın önünde durarak kılar. Cenazelerin bir kısmı imamın sağında, bir kısmı da imamın solunda bulunur. Yahut, hepsini imamın önünde olarak yan yana koyup, imam hepsinin göğsü hizasında durur. Önce erkekler, sonra kadın cenazesi konur.

Bunlar için niyet ederken, erkek veya kadın olduklarını söylemek şart değildir. Söylenmesinde de mahzur yoktur.

Sual: Bir cenaze, bir kabirden başka bir kabre nakledilirken tekrar cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
Kılınmaz. Kılınırsa bid'at olur.

Sual: Dinimizde cenaze marşı diye bir şey var mıdır?
CEVAP
Dinimizde cenaze marşı diye bir şey yoktur. Batıdan gelme, bâtıl bir iştir. Zaten cenaze marşı düzenleyenler, dinin emri olduğu için değil, Batıya uymak için yapıyorlar.

Sual: Şafii’de şehidin namazı kılınmaz. Şehit Hanefi mezhebinde olsa, Şafiiler yine şehidin namazını kılmazlar mı?
CEVAP
Ölünün mezhebine göre değil, dirilerin mezhebine göre hareket edilir. Şehit Şafii olsa da, Hanefiler şehidin namazını kılarlar. (Hulasat-üt-tahkik)

Sual: On yıl önceki ölünün cenaze namazını kılmak bid'at mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Van’da cenaze çıkan eve giren herkes, Fatiha diyor. Herkes Fatiha okuyup ölüye bağışlamak bid’at mi?
CEVAP
Âdette bid'at olduğu için caizdir.

Sual: Camiye namaz için gidince, Müslümanların cenaze namazı kıldığını görüyoruz. Bu cenaze kim diye sormadan, namazını kılmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Mahzuru olmaz. Oradaki Müslümanlara hüsnüzan edilmiş olur.

Sual: Cenazeye çiçek götürülür mü?
CEVAP
Çiçeğin hiç faydası yoktur. Fakat kabre çiçek dikmek faydalıdır.

Sual: Cenaze işlerini ücretle yapmak caiz midir?
CEVAP
Ölüyü yıkamak, kefenlemek, cenaze namazı kılmak ve gömmek farz-ı kifayedir. Bu farzları, ücretsiz olarak Allah rızası için yapmak lazımdır. Cenazeyi parasız yıkamak çok sevabdır. Ücret istemek de caizdir. Ancak, parasız yıkayan yoksa para istemek caiz olmaz. Cenaze taşımak, kabir kazmak ücreti de böyledir.

Sual: Mezar taşı dikmek caiz midir?
CEVAP
Evet.

Sual: "Biri baş, diğeri ayak ucuna olmak üzere, iki tane mezar taşı dikmek şart" deniyor. Bir tane mezar taşı dikilse mahzuru olur mu?
CEVAP
Mezar taşı dikmek şart değil, sadece caizdir. Yani dikilse de, dikilmese de olur. Mezar taşı, bir tane de olur, iki tane de olur. Hatta kabri korumak için etrafını taşla, betonla, demir parmaklıkla çevirmek caizdir.

Sual: Taş üzerine âyet-i kerime, mübarek isimler, şiir, methiye gibi şeyler yazmak caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. Kötü bir bid'attir. Bazı âlimler, mezar taşına sadece isim ve ölüm tarihinin yazılmasının caiz olduğunu bildirdiler. Bunları İslam harfleri ile yazmalıdır.

Sual: Süslü aile mezarı yapmak caiz midir?
CEVAP
Âlimlerin kabirlerini korumak için türbe, bina yapmak caizdir. (Halebi)

Sual: Kabir üzerine taş, çimento, demir parmaklık yaparak korumak caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Cenazeyi ebedi istirahatgâhına tevdi ettik diyorlar. Kabri ebedi yer sanmak Cenneti, Cehennemi inkâr değil midir? Sonra kabir istirahat yeri midir?
CEVAP
Ahireti inkâr kastı ile söyleniyorsa elbette küfür olur. Çünkü kabir, ebedi değil, geçicidir, ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur. Ebedi kelimesini sonsuz anlamında değil, uzun müddet manasında kullanarak, (iyi biliriz) manasında kullanarak, defnedilen müslümanlar için ebedi istirahatgâh demek caizdir. Cennet bahçesinde de istirahat edilir.

Sual: Kadınların türbe ve kabir ziyaretlerine gitmeleri caiz midir?
CEVAP
Kadınların kabir ziyaretleri caiz ise de, sık sık gitmeleri uygun değildir. Hayzlı iken de gitmek caizdir. Hayzlı iken ezbere de olsa, Kur'an-ı kerim okunmaz. Sadece dua âyetleri, dua niyetiyle okunabilir. Dua niyetiyle Fatiha okunabilir. Tesbih ve zikir çekilir.

Sual: Kabir üzerine su dökmek iyi olur deniyor. Dökülmezse ne olur?
CEVAP
Kabir üzerine su dökmek sünnettir. Dökülmezse, sünnete uyulmamış olur, sevabı noksan olur. Başka mahzuru olmaz.

Sual: Mezarlıktaki otları koparmak uygun mudur?
CEVAP
Mezarlıktaki yeşil otları, dalları koparmak mekruhtur. Kuru otları koparmak caizdir. Kabir üzerine herhangi bir çiçek dikmek ölüye faydalıdır, iyidir.

Sual: Ölü çürüyüp toprak olduktan sonra, buraya tarla, bina yapmak caiz olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Mezarlar, sel, ırmak suları altında kalırsa, çıkarıp başka yere gömmek caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir.

Sual: Eski kâfir mezarlarında, kâfirlerin alametleri kalmayınca, buraya müslümanlar gömülebilir ve cami yapılabilir mi?
CEVAP
Evet. Nitekim, Medine’de Mescid-i nebinin yeri önce kâfirlerin kabristanı idi. Kazılıp, kemikler başka yere götürülüp, buraya mescid yapıldı.

Sual: Avrupa’da ölen bir yakınımızı, kâfirlerin mezarlığına koymakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Müslüman kabri Cennet bahçesi, kâfirin mezarı Cehennem çukuru olur. Kâfir mezarlığına zulmet yağar. Müslüman o kabirde azap görmez ise de, kâfirlere inen zulmetten rahatsız olur. Onun için Müslüman kabristanına koyma imkanı varsa onu tercih etmelidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ölülerinizi salih bir kavmin arasına defnedin. Çünkü diriler kötü komşudan rahatsız olduğu gibi, ölüler de kötü komşudan rahatsız olur.) [Ebu Nuaym]

Tabutla gömmek
Sual:
Cenazeyi tabutla gömmek daha iyi midir?
CEVAP
Toprak çürük, nemliyse erkeği kabrin içine tabutla koymak caiz olur. Toprak kuru ve sağlamsa erkeği tabutla gömmek mekruh olur. Ölünün altına keçe, hasır gibi şeyler sermek de mekruhtur. Tabutla gömünce tabut içine biraz toprak konur. Kadınları, her zaman tabutla gömmek daha iyi olur. (Seadet-i Ebediyye)

Sual: Ölüyü, altın, gümüş veya madeni diş ile gömmek caiz mi?
CEVAP
Kıymetli mal ve ziynetle gömmek caiz değildir.

Sual: Beş aylık çocuğun kabri büyük insan kabri gibi mi olmalıdır?
CEVAP
Büyük insan gibidir. Mümindir, derin olması iyi olur.

Sual: Kabir kazınca su çıktı. Susuz yer yok. Buraya defin caiz mi?
CEVAP
Zaruret olunca caizdir.

Sual: Yer darlığı sebebiyle üst üste katlı mezar yapmak caiz mi?
CEVAP
Zaruret olursa caiz olur. Zaruretsiz caiz olmaz.

Sual: Vefat etti yerine, irtihal buyurdu demek caiz mi?
CEVAP
Evet. İrtihal = dünyadan ahirete göçmek demektir.

Sual: Ölen kadını kefenlerken, avret yerine bez koymak caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual: Tebarekeyi okuyana kabir suali olmaz mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Ölü sahibi, taziyeyi kabul için evde üç gün durması gerekir mi?
CEVAP
Durması caizdir. Ama durmaması iyidir. İbni Âbidin hazretleri, (Ölü sahibinin taziye için evinde oturması mekruh, kabristandan çıkarken taziye mekruh değildir) buyuruyor.

Sual: Ölüyü taziyeye gelenlere bir şeyler ikram etmek caiz mi?
CEVAP
Eve gelene bir şey ikram etmek âdettir, caizdir.

Sual: Taziye için uzaktan gelen misafire yemek yedirmek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Ölü evine yemek getiriliyor. Ekşimemesi için taziyeye gelenlere vermek caiz mi?
CEVAP
Fakire vermek sevap. Ölünün ruhuna bağışlanır.

Sual: Belediye, ölüleri beton mezara gömdürüyor. Ne yapalım?
CEVAP
Zaruret olunca caiz olur.

Sual: Taşlara okuyup mezar üstüne koymak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Tahta çivili tabut, bazen açılıyor. Tahta çivi tutkalla yapıştırılsa caiz olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Kabirdeki kemikler çürümüşse, başkasını defnedeceğiz. Kemiklerin çürüme vakti var mı?
CEVAP
Yoktur.

Sual: Bahçeyi kazarken çıkan kemikleri ne yapmalı?
CEVAP
Kemikleri toplayıp bir çukura koymalı. Kemiksiz yerler ekilir.

Sual: Babamı Bulgaristan’da gayrimüslim mezarlığına gömmüşler. Rüyamda babamı gördüm. Kendisinin kurtarılmasını istedi. Babamın mezarını müslüman mezarlığına nakletmem caiz midir?
CEVAP
Zulmetten kurtulması için nakletmek çok iyi olur.

Sual: Akşam vakti mezarlıktan geçerken kabir ehli üzerine Fatiha okunur mu?
CEVAP
Evet her zaman okunur, mahzuru yoktur.

Sual: Defnederken, kerpiç yerine beton, mermer koymak caiz mi?
CEVAP
Vücuda dokunmadığı için caizdir. Kabrin içi sayılmaz.

Sual: Aniden ölmek kötü müdür? Kelime-i şehadet getiremeden ölen, kâfir olarak mı ölmüş olur?
CEVAP
Müminler için ani ölüm, nimet, facirler, kâfirler için ise azaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ölüm, mümin için hediyedir.) [Taberani]

Facirler, aniden ölmeyip de hastalık çekerek ölürlerse, günahlarına tevbe etmek imkanı vardır. Kâfirlerin de imana gelme ihtimali mevcuttur. Onun için kâfirlere ve facirlere ani ölüm iyi değildir. Fakat salihler, her zaman tevbe ettikleri için ansızın ölüm onlar için bir nimet olur.

Kalb krizi, trafik kazası, bir bombanın patlaması gibi sebeplerle kelime-i şehadet getiremeden ölen, uyurken ölen müslüman, imansız ölmüş olmaz. Aniden ölüp de son sözünün kelime-i şehadet olmaması ona zarar vermez.

Sual: Ölü için ağlamak uygun mudur?
CEVAP
Ölü için sessiz ağlamak caizdir. (Şerh-us-sudûr) ve (Berekât)da, (Müminin ölümüne gökler ağlar) yazılıdır. Ölü için yüksek sesle ağlamak, matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perdeler ve rozetler, işaretler asmak, matem işaretleri, resmini taşımak caiz değildir.

(Hazânet-ür-rivâyât) kitabında, (Cenazeye ve cenaze çıkan yere siyah örtmek ve siyah giyinmek caiz değildir) diyor. Bütün hadis kitapları, Peygamber efendimizin ölü için yüksek sesle ağlamanın ölüye sıkıntı vereceğini buyurduğunu bildirmektedir.

Bu hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Şu dört şey cahiliyet mirasıdır: Soyu ile övünmek, bir kimsenin soyuna sövmek, yağmuru yıldızlardan aramak, ölüleri methederek ağlamak.) [Buhari]

(Ölü, yakınlarının kendisine bağırarak ağlamasından azap [sıkıntı] duyar.) [Buhari]

(Ölülerinize feryat ederek ağlamayın, çünkü ölü, bundan azap duyar.) [Şirazi]

(Yüksek sesle ağlayarak "Kolum kanadım kırıldı, yardımcım gitti” gibi sözler söylemek ölüyü sıkıntıya sokar.) [İbni Mace]

(Üzülünce, yüzünü yolan, elbisesini yırtan ve bağırıp çağıran bizden değildir.) [Buhari]

Sual: Bir kimsenin öldüğünü duyunca ne denir?
CEVAP
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir müslümanın ölümünü duyunca, "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" dedikten sonra, "Ya Rabbi onu salihlere kat, rahmetine eriştir, çoluk çocuğuna iyilikler ihsan et, bizi de onu da mağfiret et" diye dua edin!) [İbni Asakir]

[İnna lillah ve inna ileyhi raciun, Bekara suresinin 156. âyet-i kerimesidir. "Elbette biz, Allahü teâlânın kuluyuz, ölümden sonra dirilerek yine Ona döneceğiz" mealindedir.]

(Hiç bir ümmete verilmeyen bir şey benim ümmetime verildi. O da bir bela ve musibet karşısında istircadır.) [Taberani] [İstirca, bela zamanında veya acı bir haber duyunca "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" demektir.]

(Birinize bir musibet veya bir bela geldi mi, istirca ettikten sonra "Ya Rabbi, senin yanında bu musibetin ecrini [sevabını] bekliyorum, bunun ecrini bana ver ve bunu daha hayırlı bir şeyle değiştir" diye dua etmelidir.) [Tirmizi]

(Bir musibet karşısında istirca edilirse, musibetin sonucu güzel olur.) [Taberani]

(Çocuğu ölen, Allah’a hamd edip, istirca ederse, Hak teâlâ meleklere "Şu kuluma Cennette bir ev yapın, adını da hamd evi koyun" buyurur.) [Tirmizi]

Doğup ölen çocuk
Sual:
Doğar doğmaz ölen çocuğun cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
Doğduktan sonra hemen ölen çocuk yıkanır ve namazı kılınır, vâris olur, mirası kalır ve ismi konur. Cansız doğan çocuk, dört aylık olmuşsa yıkanıp bir kefene sarılıp gömülür, namazı kılınmaz. Dört aylık değilse, yıkanmaz ve namazı da kılınmaz. (Seadet-i Ebediyye)

Hadis-i şerifte (Çocuk doğarken ses verirse, namazı kılınır, ses vermezse [canlılık alametleri görülmezse] namazı kılınmaz) buyuruldu. (Mevkufat)

Birkaç cenaze için tek namaz
Sual:
Birçok cenazenin hepsi için tek namaz kılmak caiz midir?
CEVAP
Birkaç cenaze birlikteyse her birinin namazını ayrı kılmak efdaldir. Hepsi için bir namaz kılmak da caizdir. Bunun için, birinin başı ötekinin ayağına gelmek üzere sıralanır. İmam, derecesi yüksek olanın önünde durarak kılar. Cenazelerin bir kısmı imamın sağında, bir kısmı da imamın solunda bulunur yahut hepsini imamın önünde olarak yan yana koyup, imam hepsinin göğsü hizasında durur. Önce erkekler, sonra oğlan, sonra kadın, en son kız cenazesi konur. Bunlar için niyet ederken erkek veya kadın olduklarını söylemek şart değildir. (Seadet-i Ebediyye)

Sual: Ateist akrabamızın cenaze merasimine gitmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Müslüman olmayanın cenazesine zaruretsiz gitmek caiz olmaz.

Resulullahın cenaze namazı
Sual: Resulullahın cenaze namazını kim kıldırdı?
CEVAP
Peygamber efendimizin cenaze namazını, vasiyetine uyularak herkes teker teker kıldı.

Bir kabre iki ölü
Sual:
Biri öldükten beş yıl sonra aynı mezara başka bir ölünün konması caiz midir?
CEVAP
Bir ölü çürüyüp, kemikleri toprak olmadan, bu mezara başkası gömülemez. Başka mezar kazılamazsa, kemikler toplanıp, mezar içinde, toprakla örtülerek, başkası, toprağın öte yanına gömülebilir. Ölü çürüyüp, toprak olunca, bu mezara başkası defnolunabilir. (Seadet-i Ebediyye)

Ölünün ne kadar sene sonra çürüyeceği toprağın durumuna bağlıdır. Bazı topraklarda tez, bazı topraklarda çok geç çürür. Beş yılla kayıtlamak yanlış olur.

Cenazeyi duyurmak
Sual:
Cenaze olduğunu bildirmek için gazeteye ilan vermek ve belediyeden anons ettirmek caiz midir?
CEVAP
Caizdir. Fakat, cenaze olduğunu bildirmek için, minarelerde salât okunması bid’attir.

Cenaze yıkayacak kimse
Sual:
Hayzlı kadın cenaze yıkayabilir mi?
CEVAP
Ölü yıkayacak kimsenin, önce gusül abdesti alması müstehabdır. Cünübün ve özürlü kadının yıkaması mekruhtur. (Seadet-i Ebediyye)

Kefen bezi
Sual:
Erkek ve kadın için, kaç metre kefen bezi almak gerekir?
CEVAP
Erkek için 7, kadın için 8 metre patiska almak yeterlidir.

Sual: Eşlerden biri ölünce diğeri bunun cenazesini yıkayabilir mi?
CEVAP
Kadın, ölen kocasını yıkar. Çünkü kocanın ölümünden sonra, nikah, ölüm iddeti bitinceye kadar [dört ay, on gün] devam eder. Hanefi mezhebinde kadın ölünce, kocası bunu yıkayamaz. Çünkü ölünce nikah bozulur. Fakat diğer üç mezhepte yıkaması caizdir. (Redd-ül-muhtar)

Sual: Cenaze namazı, namaz kılması tahrimen mekruh olan vakitlerde kılınabilir mi?
Cevap:
Namaz kılması tahrimen mekruh olan üç vakitte namaz kılmak caiz değildir. Bu vakitlerden önce hazırlanmış olan cenazenin namazını, bu vakitlere geciktirmek de caiz değildir. Bu vakitlerde defnetmek ise caizdir. Merâkıl-felâhda deniyor ki:
“Bu vakitlerde cenazeyi defnetmek mekruh değildir, caizdir.”

Günün her vaktinde cenaze namazı kılmak caizdir. Beş vakit namazdan sonraya bırakmak da şart değildir.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum. Cenaze namazına durunca, Hanefi’ye göre bozmayan, Maliki’ye göre abdesti bozan bir hal oldu. Namaza devam etmek caiz olur mu?
CEVAP
Cenaze namazını, sonradan kılma imkânı olmadığı için, Hanefi mezhebine uyarak namaza devam edilir. Beş vakit namazdan biri olsaydı, sonra kılma imkânı olduğu için, o abdestle kılınamazdı.

Yanarak yok olan
Sual: Vücudunun bir kısmı yanarak yok olup ölenin cenazesi yıkanır mı, namazı kılınır mı?
CEVAP
İnsanın yalnız başı veya bedenin yarısı ele geçerse, yıkanmaz ve namazı kılınmaz. Öylece gömülür. Başı olmasa bile bedenin yarıdan fazlası veya bedenin yarısı ile başı bulunursa, yıkanır ve namazı kılınır. (Dürr-ül-muhtar)

Sual: Denizde veya gölde boğularak ölen kimsenin cenazesini yıkamak gerekir mi?
CEVAP
Evet, üç kere yıkanır veya yıkamak niyetiyle suda üç kere hareket ettirilir.

Sual: Ölünün kefen parasını, başka biri kendi parasından verse uygun olur mu?
CEVAP
Kefenin, ölünün kendi helal malından olması ve önceden yıkanmış olarak hazır bulundurulması iyidir. Kefen, ölünün malından alınır. Borcundan, vasiyetinden ve mirasından önce, kefen parası ayrılır. Kadın zengin olsa da, kefenini kocası verir.

Sual: Ölünün kefeni kaç parça olmalıdır?
CEVAP
Erkeğin kefeninin üç parça, kadının kefeninin, beş parça olması sünnettir. Daha fazla olması bid’attır. Kefenin yeni, temiz, kıymetli ve beyaz pamuklu [patiska] olması sünnettir. Erkeğe, ipek kefen haramdır. Tabutunu da, ipekle örtmek haramdır. Kadınlara ipek caizdir.

Sual: Kefeni zemzemle yıkamak uygun olur mu?
CEVAP
Zemzemle yıkanmış kefen, Hanefi’de caiz, Şafii’de haramdır. Hanefi’de, kuruyunca zemzemin hepsi gider. Şafii’deyse, eseri kalıp, meyyitin kanıyla ve iriniyle kirletmeye sebep olur.

Sual: Cenaze, nasıl yıkanır?
CEVAP
Teneşir etrafında, önce buhur otu yakılıp üç veya beş defa dolaştırılır.

Cenaze, örtülü olarak, tütsülenmiş teneşir üzerine, sırt üstü veya kolay olan şekilde yatırılır. Göbekle diz arası örtülü olarak yıkanır; çünkü kadının kadınlar için avret yeri, erkeğin erkekler için olan avret yeri gibidir. Teneşire, kıbleye karşı yatırmak sünnettir.

Teneşir, göbeğe kadar yüksek ve az eğik olmalıdır. Su, pek sıcak olmamalı, tuzlu olmalıdır. Serin ve tuzlu su, çürümeyi geciktirir. Ölü, çocuk da olsa, önce abdest aldırılır; fakat ağzına, burnuna su verilmeyip, bezle temizlenir. Önce yüzü yıkanır. Sonra, kolları yıkanıp, başı, kulakları ve ensesi mesh edilir ve ayakları yıkanır. Kâfurlu suyla, bu yoksa yalnız su dökerek, başı ve sakalı, sabunla yıkanır. Sonra sol yanına çevrilip, sağ yanına su dökülür. Su, teneşir tahtasına değen yerlerine kadar akıtılmalı, sonra, sağ yanına yatırılıp, sol tarafına, omuzdan ayağa kadar su dökülür. Sonra oturtulup, karnı hafifçe bastırılır. Bir şey çıkarsa yıkanır, yani su döküp giderilir. Sonra sol yanına yatırıp, sağ yanı tekrar yıkanır, yani omuzdan ayağa kadar su dökülür. Böylece sünnete uygun, yani üç kere yıkanmış olur. İki yanı yıkanırken de, üç defa su dökülür.

Hasta, cünüp olarak vefat etmiş olsa da, bir defa yıkanır. Yıkandıktan sonra, abdesti bozan şeyler çıkarsa, tekrar yıkanmaz ve abdest aldırılmaz. Yalnız çıkan şeyler, su dökerek giderilir. Ölüyü yıkarken, niyet etmek sünnettir. Niyetsiz temiz olursa da, farz sakıt olmaz.

Yıkama yerine, yıkayıcılardan başkası girmez. Velisi girebilir.

Zaruret yoksa kokmaması için morga koymak yerine çabuk gömmeli, yolcu gelecek diye bekletmemelidir. Canlıya eziyet veren şey, ölüye de verir. Bunun için, çok soğuk ve çok sıcak suyla yıkanmaz. Zemzemle yıkamak caiz değildir. Saçları dökülürse, kefeni içine konur; çünkü insanın her parçası muhteremdir, gömülür. Yıkandıktan sonra, teneşir üzerinde bezle kurulanır. Ölünün saçlarını taramak, saç, sakal, bıyık ve tırnaklarını kesmek, Hanefi’de caiz değildir. Su kaçmaması için, ağzına, burnuna ve kulaklarına pamuk koymak caizdir. (Halebî)

Su bulunmadığı zaman, teyemmüm yaptırılıp, namazı kılınır. Sonra su bulunursa, yıkanır; fakat namazı tekrar kılınmaz. Ölü yıkayacak kimsenin, önce gusletmesi müstehabdır. Cünübün ve özürlü kadının yıkaması mekruhtur. Cenaze yıkanmış su, müstamel su olur. Necis olur. Bunun için, yıkayanların üstüne sıçramaması, peştamal sarınmaları gerekir. [Başka bir kavle göre ise, cenazenin üstünde necaset yoksa necis olmaz.]

Sual: Evliya bir zatın elbisesinden bir parça, kefen içine konulması iyi olur mu?
CEVAP
Evet, çok iyi olur. Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
Salihlerin, Velilerin elbisesinden kefen yapmak veya kefen içine, yüzüne, göğsüne koymak faydalıdır. (1/3)

Âyet-i kerîmeleri, duaları, muhterem isimleri kefene yazmak veya kabre koymak caiz değildir.

Sual: İhtiyaç halinde, kadının cenazesini, erkek yıkayabilir mi?
CEVAP
Hayır, yıkayamaz. Yıkayacak kadın bulunamazsa, cenaze baştan ayağa örtülü olarak, akrabası, eline bez sararak, elini örtü altına sokup, teyemmüm yaptırır; çünkü ölünün avreti, dirinin avreti gibidir. Bakması haram olan yere, dokunmak da, haramdır. Bir çocuğa da, öğretilip, yıkatılabilir.

Sual: Cenazeyi, gece gömmek caiz midir?
CEVAP
Gündüz defnetmek müstehabsa da, gerektiğinde gece de gömmek caizdir. (Seadet-i Ebediyye)

Sual: Kadın ölünce, kocası hanımının yüzüne de mi bakamaz?
CEVAP
Yüzüne bakabilir.

Sene-i devriye [yıl dönümü]
Sual: Ölümüzün sene-i devriye denilen yıl dönümünde veya kırkında yahut elli ikisinde mevlid okutmak maksadıyla, o günü hesap etmek için, öldüğü günden itibaren mi, yoksa toprağa verildiği günden itibaren mi saymak gerekiyor? Babam akşama doğru vefat etti, ertesi güne kaldı. Akrabalar gelecek diye bekletilirken, gece oldu ve ertesi gün kaldırdılar, yani iki gün sonra defnedildi. Hesabı buna göre iki gün sonra mı yapacağız?
CEVAP
Hadis-i şerifte, (Kabirdeki ölü, denize düşüp, imdat diye bağıran kişiye benzer. Boğulurken kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de bir dua gözler) buyuruldu. (Deylemi)

Ölen bir yakınımız, (Aman, acele bana hayır hasenat yapın, dua gönderin) diye bağırırken, ona, (Yok öyle acele etme, bekle, kırk günün veya elli iki günün yahut bir yılın dolsun, sana o zaman dua edeceğiz, hayır hasenat yapacağız, mevlid okutacağız) demek ne kadar yanlıştır.

Ziyaretime gelen bir imam anlattı: Cemaatinden biri, ona aynı soruyu sormuş. İmam da uzun uzun bunların bid’at olduğunu, hayır hasenat yapmak ve dua etmek için gün tayininin Hristiyanlıktan geldiğini anlatmış. Adama, anladın mı diye sormuş. O da, (İyi anladım, ama anlamadığım husus, bu kırkını ölünün öldüğü günden mi sayacağız, yoksa toprağa girdikten sonra mı sayacağız) demiş.

Ölü için yapılacak hayır ve hasenatı geciktirmemeli, belli günleri beklememeli, ilk fırsatta yapmaya çalışmalıdır.

Ölüyü yıkamak
Sual:
Kadın, ölen kocasının cenazesini yıkayamaz mı?
CEVAP
Kadın yıkayabilir. Kocası ölünce, kadın dört ay on gün iddet bekler. Bu zaman zarfında, onun karısı sayılır. Onun için, kadın kocasını yıkayabilir.

Kadını erkek, erkeği kadın yıkayamaz. Kadın cenazeyi yıkayacak kadın yoksa, erkek, eline bez sarıp, kollarına bakmadan, örtü altından teyemmüm yapar. Teyemmüm yapan erkek, mahrem akrabasıysa, mesela oğlu annesine veya teyzesine teyemmüm ettiriyorsa, eline bez sarmak gerekmez, çünkü mahrem olan akrabanın kollarına ve yüzüne bakmak ve dokunmak caizdir. Teyemmüm de zaten yüze ve kollara yapılır.

Ölüm hâli
Sual:
Ölmek üzere olan hasta, nasıl yatırılır?
CEVAP
Ölmek üzere olan bir hasta, sağ yanı üzere yatırılıp, yüzü kıbleye çevrilir. Böyle yatırmak sünnettir. Baş altına bir şey koyarak, ayakları kıbleye doğru, sırtüstü yatırmak da caizdir. Böylece yüzü kıbleye karşı olur. Bunlar güç olursa, kolayına gelecek şekilde yatırmak da caiz olur. Cenaze, sırt üstü veya kolay olan şekilde yatırılır. Kıbleye karşı yatırmak sünnettir.

Kabrin derinliği
Sual:
Kadınların kabrini, erkeklerin kabrinden, daha derin kazmak gerekir mi?
CEVAP
Hayır. Genelde, kadın için olsun, erkek için olsun, kabri derin kazmak iyidir. Derinliğinin, insanın göğsüne kadar, hatta insan boyu kadar olması iyidir. (Cami-ul-fetava)

Kadın cenazenin defni
Sual: Mahremi olmayan bir kadın ölünce, cenazesini kocası kabre koyabilir mi? Yoksa kadınlar mı koymalı?
CEVAP
Kadınlar koyamaz. Diğer üç mezhepten birini taklit ederek, kocası, ölen karısını kabre koyabilir. Çünkü kadını, kocasının yıkaması da, diğer üç mezhepte caizdir. Hazret-i Ali, hanımı Hazret-i Fatıma’yı, kendisi kabre koymuştu.

Cenaze duası
Sual:
Cenazede hangi dua okunur?
CEVAP
Cenaze için aşağıdaki dua okunur. Bunu bilmeyen, Rabbena âtina veya Rabbenağfirli âyetlerini, dua olarak okuyabilir. Yahut dua niyetiyle, besmelesiz Fatiha-i şerife okumak da olur. Başka dua okumak da caizdir. Sadece, Allahümmağfir-leh dense de olur.

Cenaze kadın ise, parantez içindekiler yani kırmızılar okunur.

Duanın İslam harfleriyle yazılmış orijinali için tıklayınız.

Allahümmağfir li-hayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve zekerinâ ve ünsânâ ve sagîrina ve kebîrinâ. Allahümme men ahyeytehü (ahyeytehâ) minnâ fe ahyihî (ahyihâ) alel-islâmi ve men teveffeytehü (teveffeytehâ) minnâ fe teveffehü (teveffeh) alel-îmâni ve hussa hâzel-meyyiti (hâzihil- meyyitete) bir-revhi ver-râhati vel-mağfireti ver-rıdvâni. Allahümme in kâne (kânet) muhsinen (muhsineten) fezid fî ihsanihî (ihsânihâ) ve in kâne (kânet) müsîen (müsîeten) fe tecâvez anhü (anhâ) ve lekkıhi'l (lekkıhâ'l) emne vel-büşrâ vel-kerâmete vez-zülfâ. Allahümmec’al kabrehü (kabrehâ), ravdaten min riyadil cinâni ve lâ tec’al kabrehü (kabrehâ) hufraten min huferin-nîrâni. Rabbiğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü’minîne vel-mü’minâti ve li cemi’ıl müslimîne vel-müslimâti el-ahyâ-i min hüm vel emvâti bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn.

Tercümesi:
Allah’ım! Dirilerimizi, ölülerimizi, hazır olanlarımızı, burada olmayanlarımızı, erkeklerimizi, kadınlarımızı, küçüklerimizi ve büyüklerimizi af ve mağfiret eyle! Ya Rabbi, içimizdeki kimseleri İslâm üzere yaşat, ölenleri iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü, kolaylığa, rahata erdir! Onu mağfiret et ve ondan razı ol! Allah’ım! Eğer bu ölü, iyilerdense, iyiliğini artır. Kötülerdense, onu affet! Ona emniyet, müjde, ihsan ve yakınlık nasip et! Allah’ım! Onun kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe eyle! Onun kabrini Cehennem çukurlarından bir çukur yapma! Ya Rabbi! Beni, ana babamı, ölü diri bütün müminleri ve müslümanları affet, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn.

Cenazede selam verirken
Sual:
Cenaze namazında, dördüncü tekbirden sonra bir şey okumadan mı selam verilir? Selam verirken kimlere niyet edilir?
CEVAP
Dördüncü tekbirden sonra, dua okumadan, ölüye ve cemaate niyet ederek iki tarafa selam verilir. (Redd-ül-muhtar, Halebî-yi sagir)

Cenazede tekbir alırken
Sual:
Cenaze namazında her tekbirde elleri kaldırmak gerekir mi?
CEVAP
Hayır, sadece ilk tekbirde eller kaldırılır. Diğer üç mezhepte ise, her tekbirde eller kaldırılır. Belh âlimleri de eller her tekbirde kaldırılır demişlerdir. (Halebî)

Başınız sağ olsun
Sual: Taziye için ölü sahiplerine, (Başınız sağ olsun) demenin, kaza ve kadere aykırı olduğu söyleniyor. Neresi aykırıdır?
CEVAP
Şimdi, eski âlimlerin bildirdiği her şeyi kötülemek moda hâline geldi. Bu da kıyamet alametlerindendir. (Başınız sağ olsun) demek, (Ölüyle ölünmez, Allahü teâlâ size ve yakınlarınıza sabır versin) demektir. Sabır tavsiye etmek sünnettir.

Cenaze namazından sonra
Sual: Cenaze namazından sonra nutuk söyler gibi konuşmak veya ölünün yaptığı iyi işleri anlatmak caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir, bid’attir. Ölüyü kendinde bulunmayan şeylerle övmek caiz değildir. Kendinde bulunan sıfatlar ile övmek de faydasızdır. İmam-ı Rabbânî hazretleri vefat edince, bid’at işlenmesin diye, cenaze namazından sonra hemen kabre koymuşlar ve kabre koyduktan sonra dua okunmuştur.

Beton kabir
Sual:
Altı toprak dört tarafı betondan yapılmış hazır kabir satıyorlar. İçine lahd kazıp meyyiti defnetmek caiz mi?
CEVAP
Evet, caizdir.

Hastaya telkin
Sual:
Ölüm hâli yaklaşan hastaya, kelime-i tevhid nasıl telkin edilir?
CEVAP
Hastanın durumuna göre La ilahe illallah denebilir, ancak Muhammedün Resulullah da demek iyi olur.

Mezar yeri almak
Sual:
Ölmeden önce, mezar yeri satın almak caiz mi?
CEVAP
Evet, caizdir. Ama o parayı dine hizmette kullanmak daha iyidir. Çünkü hiç kimseyi açıkta bırakmazlar, bir yer bulup defnederler.

Cenaze namazı
Sual:
Bir ölü için, iki defa cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
Cenaze namazı bir kere kılınır. Birden fazla kılınması mekruh olur. (Mevkufat)

Cenaze namazında niyet
Sual:
Kitaplarda, (Cenaze namazının farzı ikidir: Biri dört tekbir, diğeri de ayakta kılmaktır) deniyor. O zaman abdestsiz ve niyetsiz cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
Dört tekbirle ayakta kılmak cenaze namazının içindeki farzlardır. Abdest almak ve niyet, namazın dışındaki farzlardandır.

Cenaze namazına geciken
Sual:
Cenaze namazına geç kalan ne yapar?
CEVAP
1-
Cenaze namazında, imam birinci tekbiri aldıktan sonra gelen, imam ikinci tekbiri alana kadar bekler ve onunla birlikte tekbir alır. İmam cenaze namazını bitirince de, yetişememiş bulunduğu tekbiri, cenaze kaldırılmadan önce alır.
2- İmam, iki veya üç tekbir aldıktan sonra yetişmiş olan da böyle yapar. Yani hemen yetişemediği tekbirleri peş peşe söyler.
3- Cenaze namazına, imam dördüncü tekbiri alırken yetişen kimse, eğer imam selam vermemişse, bu tekbirle, cenaze namazına girer. Sonra, cenaze kaldırılmadan önce, arka arkaya üç defa tekbir alır, dua okumaz. (Hindiyye)

Cenaze akşama kalırsa
Sual:
Cenaze akşama kalmışsa, cenaze namazı akşamdan önce mi sonra mı kılınır?
CEVAP
Cenaze akşam vakti hazırlanmışsa, önce akşam namazının farzı, sonra cenaze namazı kılınır. Yani cenaze namazı, akşam namazının sünnetinden önce kılınır. (Hindiyye)

Tanıdığın cenazesinde
Sual: Tanıdık biri, mesela bakkal Ali amca ölse, cenaze namazına niyet ederken ismini söylemekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Mahzur yoksa da, ismini söylememek daha uygundur. (Hindiyye)

Cenazenin gece defni
Sual: Cenazeyi geciktirmemek için gece namazını kılıp gece defnetmek caiz midir?
CEVAP
Dört mezhepte de caizdir. (Mizan-ül kübra)

Ölüleri yıkamak
Sual:
Ölüleri yıkamak, önceki dinlerde de var mıydı?
CEVAP
Evet, ölüleri yıkamak her dinde vardı. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Âdem aleyhisselam vefat edince melekler Cennetten hanut ve kefen getirip su ve sedir yaprağıyla yıkadılar. Üçüncüsünde kâfur koydular. Üç parça kefenle kefenleyip namazını kıldılar. Lahd yapıp defnettiler. Sonra çocuklarına dönüp, "Ey Âdemoğulları, ölülerinize işte böyle yapın" dediler.) [Fetava-i Fıkhiyye]

Baba katili
Sual: Annesini veya babasını öldürenin cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
Ana babayı öldürmek küfür değildir, ancak ona ceza olarak, cenaze namazı kılınmaz. (Dürer)

Eskiden ana baba katili mahkeme kararıyla öldürülünce bu katilin cenaze namazı kılınmazdı. Günümüzde ise, cenaze namazı kılınır.

Mezara beton levha
Sual: Cenaze kabre konduktan sonra, kerpiç yerine dört parmak kalınlığında beton levhalar konuyor. Çimento fırınlandığı için mekruh olur mu?
CEVAP
Mekruh olmaz, çünkü vücuda temas etmiyor ve kabrin içi sayılmıyor.

Cenaze yıkarken
Sual: Cenazeyi yıkarken, görülen iyi kötü hâlleri başkalarına söylemek uygun mudur?
CEVAP
Ölünün yüzünün nurlanması, güzel bir koku hâsıl olması ve benzerleri gibi, gördüğü güzel şeyleri, başkalarına söylemek müstehabdır, yani iyi olur. Fakat yüzünün kararması, kötü koku hâsıl olması, şeklinin ve organlarının bozulması gibi kötü hâlleri söylemek caiz olmaz. (Cevheret-ün-neyyire, Fetava-i Hindiyye)

Cenazeyi tıraş etmek
Sual: Dedem yatalak hasta olduğu için, bıyıkları ağzına girecek kadar uzamıştı. Koltuk altı ve kasık kılları tıraş edilemeden öldü. Öylece gömdük. Tıraş etmek lazım mıydı?
CEVAP
Hayır. Ölünün saçı, sakalı taranmaz, tırnakları kesilmez, etek ve koltuk tıraşı yapılmaz. Bıyığı kısaltılmaz. O hâliyle gömülür. (Hindiyye)

Ölüye kına yakmak
Sual:
Ölünün eline, saçına kına yakmak caiz midir?
CEVAP
Erkeklere mekruh, kadınlara caizdir.

Bebek kabri
Sual:
Beş aylık çocuğun kabri de, büyük insan kabri gibi derin mi olmalıdır?
CEVAP
Evet, büyük insan kabri gibi derin olması iyidir.

Cenazeyi defnederken
Sual:
Defnetmek için gittiğimiz cenazede, cemaatin bir kısmı, (Ana babamızın kabirlerini de ziyaret edip bir Fâtiha okuyalım) dedi. İmam, (Caiz olmaz, okuduğunuz Fâtiha da kabul olmaz. Siz bu cenaze için geldiniz, başka kabri ziyaret edemezsiniz) dedi. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Öyle bir şey yoktur. Mezarlığa gidilince, başka kabirler de ziyaret edilebilir, Fâtiha ve Kur’an okunabilir.

Kadın cenazesi
Sual:
Ölen kadını yıkayacak bir hanım yoksa, erkek akrabası yıkayabilir mi?
CEVAP
Kadın bulunmadığı zaman, kadını erkek yıkayamaz. Cenaze baştan ayağa örtülü olarak akrabası, eline bez sararak, elini örtü altına sokup, teyemmüm yaptırır. Akrabası yoksa başkası da böyle teyemmüm ettirebilir. Çünkü ölünün avreti, dirinin avreti gibidir. Bakması haram olan yere dokunmak da haramdır. Eğer varsa bir çocuğa öğretilip yıkatılır. (Seadet-i Ebediyye)

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Erkekler arasında ölen bir kadının yanında başka hiç kadın yoksa, su yokmuş gibi teyemmümle defnedilir.) [Beyhekî]

Yeşil ağacın faydası
Sual: Kabrin üstüne çiçek dikmenin faydası olur mu?
CEVAP
Elbette, olur. Resulullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, iki kabrin yanına geldi. Her iki kabirdeki ölünün, azapta olduğunu anladı. Bir hurma dalını ikiye ayırıp, yarısını bir kabrin, diğer yarısını da öteki kabrin üzerine dikti. (Bunlar yeşil kaldıkça, azapları hafifler) buyurdu. (Buhârî, Müslim)

Allahü teâlâ, yeşil otların bereketiyle kabirdeki azabı hafifletmektedir. İslam mezarlıklarına servi ağaçları dikilmesi bundan ileri gelmektedir. (Kıyamet ve Âhiret)

Abdest bozmak
Sual:
Mezarlıkta abdest bozmak caiz midir?
CEVAP
Tahrimen mekruhtur. Mezarlıkta abdest bozmanın mekruh olması ölülere eziyet verdiği içindir. Dirilere eziyet veren şey, ölülere de eziyet verir. (Redd-ül Muhtar)

Kabir yazısı
Sual:
Aile kabristanı yaptırdık. Bunun duvarına Türkçe harflerle (Falancaların aile kabristanı) diye yazmak caiz midir?
CEVAP
Caiz olmaz. İslam harfleriyle yazmalıdır.

Kabrin üstüne oturmak
Sual:
Eski veya yeni bir kabrin üstüne oturmak veya ihtiyaç hâlinde idrar yapmak günah mıdır?
CEVAP
Kabrin üzerine oturmak, bevletmek mekruhtur. (Hindiyye)

Kabirde Kur’an okumak
Sual:
Kabirde Kur’an-ı kerim sessiz mi okunur?
CEVAP
Sessiz olarak Kur’ân-ı kerim okunur. Yüksek sesle okumak mekruhtur. (Tam İlmihal)
Kabristanda, yüksek sesle veya yavaşça, (Sûre-i mülk) okunabilir. Diğer sûrelerin de okunacağı, (Zahîre) kitabında, (kabirlerin yanında Kur’ân-ı kerîm okumanın fazileti) anlatılırken bildirilmektedir. Kâdîhân Hasenin (Hâniyye) fetvalarında yazılı olduğu gibi, meyyitin Kur’ân-ı kerim sesini duyarak rahatlamasını niyet eden kimse, yüksek sesle okur. Böyle niyet etmeyen kimse, yavaş okur. Çünkü, Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerimi nasıl okunursa okunsun işitir. (Kıyâmet Ve Âhiret)

Kabirde dua okumak
Sual:
Kabir ziyaretinde, hangi sûreler okunur?
CEVAP
Kabir ziyaretinde 11 İhlâs, bir Fâtiha okunup sevabı ölülere bağışlanırsa, ölülerin ve okuyanın günahları affolur. Başka sûreler de okunur. Mesela, Mülk sûresini okumak da çok iyidir. İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, (Kabristana girince, Fâtiha, Felak, Nas ve İhlâs sûrelerini okuyup, sevabı ölülere gönderilirse, hepsine vâsıl olur) buyurdu.

Ölü kabre konurken
Sual:
Ölü, kabre konurken hangi duayı okumalıdır?
CEVAP
Ölü kabre konurken, (Bismillahi ve billahi ve alâ milleti Resûlillâh) duası okunursa, Allahü teâlâ o kabirdekinin kırk yıllık azabını kaldırır. (Şir’a)

Mozole ve türbe
Sual: Mozole türbe anlamına mı geliyor? (Mozoleye çelenk kondu) deniyor. Türbeye çelenk konur mu?
CEVAP
Mozole, [mausolée] Fransızca kökenli, yabancı bir kelimedir. Anıt mezar anlamına gelir. Bunu daha çok gayrimüslimler kullanıyor. Krallarının mezarına çelenk koyuyorlar. Türbe ise, evliya mezarı demektir. Evliya mezarına zaten çelenk konmaz, konsa da faydası olmaz. Evliya mezarında dua edilir. Napolyon’un mezarına türbe denmez, mozole denir. Hazret-i Mevlana’nın mezarına da, mozole denmez, türbe denir. Bunlar, zulmet ile nur, Cehennem çukuru ile Cennet bahçesi gibi farklı şeylerdir.

Kimliği bilinmeyen ölü
Sual:
Müslüman veya kâfir olduğu bilinmeyen bir ölü bulunsa, namazını kılmak gerekir mi?
CEVAP
İslam alameti varsa, yıkanır ve namazı kılınır. İslam alameti, sünnet olmak, sakal boyamak ve kasık tıraş etmektir. Bugün, bunların üçü de İslam alameti olmaktan çıkmıştır. İslam alameti yoksa, İslam memleketinde ise, Müslüman kabul edilerek namazı kılınır. (Seadet-i Ebediyye)

Cenazede kullanılan su
Sual: Cenaze yıkamada kullanılan su müstamel değil midir?
CEVAP
Evet, müstameldir. Cenaze necistir. Cenaze necis olmasa su kuyusuna düşerek ölen insanın oradaki suyu kirletmemesi gerekirdi. Bunun gibi cenaze yıkarken sıçrayan müstamel su üzerinde iken namaz kılan kimsenin namazının sahih olması icap ederdi. Hâlbuki içinde insan ölen kuyunun suyu pis olduğu gibi, üzerine müstamel su yani cenaze yıkamada kullanılmış olan su bulaşmış kimsenin namazı da sahih değildir.

Ölü yıkanan suyun müstamel olduğu, necis olduğu, temiz olmadığı fıkıh kitaplarında yazılıdır. Mesela Fetâvâ-i Hindiyye’de deniyor ki:
(Cenazenin başının yıkandığı su, müstamel olur. Serahsî'nin Muhît kitabında da böyle olduğu bildiriliyor.)

Kurbet yani sevab niyetiyle veya hadesi [abdestsizliği] gidermek yahut bir farzı eda için kullanılan müstamel su ile abdest ve gusül caiz değildir. Velev ki cenaze yıkamakta kullanılsın. (İbni Âbidin)

Kuyuya Müslüman cenazesi düşse, gasilden sonra ise, suya zarar gelmez. Gasilden önce ise, su müstamel olmuş olur. (Nimet-i İslâm)

Cenaze yıkanmış suyun temiz olmadığı Seadet-i Ebediyye kitabında da yazılıdır.

Sual: Cenaze namazı kılındıktan sonra, birkaç adım cenazeyi taşımalı mıdır?
Cevap:
Müslümanın cenaze namazını kılmalı, hiç olmazsa birkaç adım cenazede bulunmalıdır.

Cenazeyi götürürken tekbir getirmek!
Sual: Cenazeyi götürürken çiçek bulundurmak, ölenin resmini taşımak, tekbir getirmek ve türbedeki sanduka üzerine ipekli kumaşlar sermek dinimiz açısından uygun mudur?

Cevap: Cenazeyi taşırken, çiçek, çelenk götürmek, bunları mezarın üstüne koymak ve matem, yas alametleri taşımak, yakaya rozet, resim gibi şeyler takmak, gayrimüslimlerin âdetidir. Müslümanların bunları yapması haramdır ve meyyit için zararlıdır. İbni Mâce’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (Cenazeyi yüksek sesle, ateş, ışık ve başka şeyler taşıyarak götürmeyiniz!) buyuruldu.

Cenazenin arkasında ve ona yakın yürümelidir. Cenazede bulunmak sünnet-i müekkededir. Şafii mezhebinde cenazenin önünde gidilir. Kadınlar cenazede bulunmaz. Cenaze sessiz götürülür. Yüksek sesle tekbir, tehlil, ilahiler okumak bidat ve günah olduğu Halebi-yi kebir, Merakıl-felah, Tahtavi haşiyesinde, Nimet-i İslam’da ve Şir’atül-İslam şerhi sonunda uzun yazılıdır. Cahillerin yapmalarına aldanmamalıdır. Böyle bidatler bulunan cenazeyi terk etmemeli, mümkünse mani olmalıdır. Cenazenin ön ve yan taraflarında yürümek caiz ise de arkasında gitmek daha iyidir.

Türbe içindeki kabir üzerine ipekli veya başka bez serip üzerine gül serpmek, böylece türbenin güzel kokmasını sağlamak iyi olur. Bunun caiz olduğu, Tahkik-ul-hakk-ıl-mübin kitabında yazılıdır.

Sual: Ölüm alametleri görülen hastanın yanında kimler bulunmalı, ne yapmalı ve nelere dikkat etmelidir?
Cevap: Ölüm alametleri görülen hasta yanında, çocuk, cünüp, hayızlı kadın bulundurulmamalıdır. Odada ve hatta evde açıkta resim bulunmamasına çok dikkat etmelidir. Yanında âlim, salih kimseler bulunup, zorlamadan Kelime-i tevhid söylemesi temin edilmeli, söylemesi için sıkıştırmamalıdır. Yanındakiler söyleyip ona duyurmalı, usandırmamalıdır. Bir kere söylerse bir daha söyletmemeli, başka şey söylerse Kelime-i tevhidi bir daha söylemesi hatırlatılmalı, yani son sözü Kelime-i tevhid olmalıdır. Zorlamadan bir kere “Lâ ilâhe illallah” demek yanındakilere sünnettir. Kelime-i tevhidi hatırlatanların, hastanın düşmanı, vârisi olmaması uygundur. Kimse yoksa vâris hatırlatır.

Ölüm hastası İhlas suresini çok okumalıdır. Yatağı karşısında Kelime-i tevhid yazılı levha asılı olmalıdır. Hasta yanında, evliyanın, âlimlerin ve salihlerin menkıbeleri ve sözleri konuşulmalı, bunlara sevgisi arttırılmalıdır. Evliyanın, salihlerin söylenmesi, rahmetin inmesine sebep olur.

Sual: Bir yerde, birden fazla cenaze varsa, bunların cenaze namazı ayrı ayrı mı kılınır?
Cevap: Birkaç cenaze birlikte ise, her birinin namazını ayrı kılmak efdaldir. Hepsi için bir namaz kılınması da caizdir. Bunun için, birinin başı ötekinin ayağına gelmek üzere sıralanır. İmam, derecesi yüksek olanın önünde durarak kılar. Cenazelerin bir kısmı imamın sağında, bir kısmı da imamın solunda bulunur. Yahut, hepsini imamın önünde olarak yan yana koyup, imam hepsinin göğsü hizasında durur. Önce erkekler, sonra oğlan, sonra kadın, en sonra kız cenazesi konur. Bunlar için niyet ederken, erkek veya kadın olduklarını söylemek şart değildir.

Sual: Canlı doğup hemen ölen ile cansız doğan çocukların yıkanıp kefenlenme durumu aynı mıdır ve bir de bu çocuklar mirastan pay alabilirler mi?
Cevap: Doğduktan sonra hemen ölen çocuk yıkanır ve namazı kılınır, vâris olur ve mirası kalır, ismi de konur. Cansız doğan çocuk, dört aylık değil ise, yıkanmaz ve namazı kılınmaz. Dört aylık olmuş ise, yıkanıp bir kefene sarılıp gömülür, namazı yine kılınmaz.

Sual: Cenaze namazının, değişik yerlerde birkaç defa kılınmasının dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır?
Cevap:
Cenaze namazı bir kere kılınır. Bir kadın kıldıktan sonra bile, tekrar kılınırsa, nafile olur. Cenaze namazını nafile olarak kılmak mekruhtur.

Sual: Herhangi bir sebeple mezar açıldığında, mezardaki cenazeyi tekrar kefenlemek gerekir mi?
Cevap:
Mezardan çıkarılmış, çıplak görülen bir ölü, kokmamış ise, sünnet üzere kefenlenip gömülür. Kokmuş ise, bir beze sarılıp gömülür.

Ölünün kırkıncı günü, elliüçüncü gecesi
Sual: Ölen kimsenin ardından, kırkıncı günü ve elliüçüncü gecesi, sadaka vermenin, mevlid okutmanın dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır?
Cevap:
Meyyitin kırkıncı gün burnu düşmesi, elliüçüncü gecesi çürümeye başlaması ve bu gecelerde mevlid okutmalı gibi sözler doğru değildir. Ahmet isminde bir türbedarın rüyada gördüm diye söylediği şeylerdir. Meyyite yapılan her hizmet ibadettir. İbadetler, yalnız âyet-i kerime, hadîs-i şerifler ve müctehidlerin sözü ile belli olur. Şunun, bunun emri ile, rüya ile ibadetler değiştirilemez. İbadetleri değiştirmek, bozmak isteyenler kafir olur. Ölülere Kur’ân-ı kerim okumak, sadaka vermek, dua etmek gibi yardımları yapmak için, elliüçüncü gecesini beklememeli, birinci günü yaparak, imdadına bir an önce yetişmelidir. Bu yardımları, yedinci, kırkıncı, elliüçüncü gecelere bırakmak, boğulmak üzere olan birine, biraz bekle yardıma birkaç gün sonra geleceğim demeye benzer. Muhammed Ma’sûm hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:
“Adet olarak, riya, gösteriş olarak değil de, Allah rızası için, fakirlere yemek, sadaka verip, sevaplarını meyyitin ruhuna göndermek, iyi olur ve büyük ibadet olur. Fakat, bunun belli gün veya gecede yapılması için güvenilir bir haber yoktur. Yani aslı yoktur.”

İstanbul gazetelerinde, Hristiyan ölülerine, kırkıncı günlerinde mezarlıklarında ayin yapılacağı, tanıdıklarını oraya çağırdıkları çok yazılmıştır. Kendilerine bunun sebebi sorulduğunda;
“Kırkıncı gün ölüye yardım yapmak adetimizdir” demişlerdir. Ölüler için sadaka, mevlid gibi hayratın belli günlerde yapılmasının Müslümanlara Hristiyanlardan sirayet etmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Cenazede, tabut başında konuşma yapmak
Sual: Cenaze namazı kılındıktan sonra, tabutun başında dua etmek, konuşma yapmak, dinimizce uygun mudur?
Cevap:
Cenaze namazı kılındıktan sonra tabutun yanında dua etmek caiz değildir. Zübde-tül-makâmâtta diyor ki:
“İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin cenaze namazı kılındıktan sonra, durup dua yapılmadı. Hemen mezarlığa götürüldü. Cenaze namazından sonra, ayakta dua etmenin mekruh olduğu, fıkıh kitaplarında yazılıdır. Bazı imamlar yapıyorlar ise de, sünnete uygun değildir.” Cenaze namazı kılındıktan sonra dua etmenin, konuşma yapmanın caiz olmadığı Bezzâziyye fetvâsında da yazılıdır.

Sual: Büyük olan oğlan ve kız çocukları öldüğünde, kefenleri, aynen büyükler gibi mi olur?
Cevap: Büyük oğlan, adam gibi kefenlenir. Büyük kız, kadın gibi kefenlenir. Küçük oğlan bir, küçük kız, iki parça kefene sarılır. Ölü doğan çocuk, düşük ve insan uzvu mesela kolu kefenlenmez, bir beze sarılıp gömülür.

Sual: Cenazeyi ne şekilde götürmeli, taşımaya tabutun ne tarafından başlamalıdır?
Cevap:
Cenaze taşımakta önce ön tarafta, meyyitin sağ tarafı, sağ omuza alınıp, on adım taşınır. Sonra, arka sağ bacak tarafı sağ omuzda, on adım taşınır. Sonra meyyitin sol tarafına, yani arkadan bakıldığına göre, tabutun sağ tarafına geçip, sol omuzda, on adım önde, on adım arkada taşınır. Hepsi kırk adım eder. Hadîs-i şerifte;
(Cenazeyi kırk adım taşıyanın kırk büyük günahı affolur) buyuruldu.

Kabir, derin olmalıdır
Sual: Kabrin derinliği, genişliği ne kadar olmalı ve ölünün kabir içine konuş şekli nasıldır?
Cevap:
Konu ile alakalı olarak Câmi’-ul-fetâvâ kitabında deniyor ki:
“Kabrin derinliği, insanın göğsüne kadar olmalıdır. Adam boyunca olması daha iyidir.”

Kabir, su girmemesi, koku çıkmaması ve hayvanların açmaması için, derin olmalıdır. Uzunluğu meyyitin boyu kadar, genişliği, boyunun yarısı kadar olmalıdır. Kabrin uzunluğuna istikameti, kıble ciheti ile dik açı yapacak şekilde olmalıdır. Lahd yapmak sünnettir. Lahd, kabir kazıldıktan sonra, kabrin tabanından kıble cihetine ve kabir boyunca, içine meyyit sığacak kadar genişlik ve yükseklikte kazılan yerdir. Meyyit, lahd içine, sağ yanı üzere konur. Şak yapılmaz yani kabir kazıldıktan sonra ortasına çukur açıp, meyyit buraya konmaz. Toprak çürük, nemli ise, erkeği lahdin veya doğruca kabrin içine, çivisiz tabut ile koymak caiz olur. Toprak kuru ve sağlam ise, erkeği tabut ile gömmek mekruh olur. Meyyitin altına keçe, hasır gibi şeyler sermek de mekruhtur. Meyyiti çivisiz tabut ile gömünce, tabut içine biraz toprak konur. Kadınları, her zaman çivisiz tabut ile gömmek efdaldir.

Sual: Cuma günleri ruhlar bir araya gelirler mi ve cuma günü ölenlere azap yapılmaz mı?
Cevap:
Cuma günü, ruhlar toplanır ve birbirleri ile tanışırlar ve bugün kabir azapları durdurulur. Bazı âlimlere göre, müminin azabı artık başlamaz. Kâfirin Cuma ve Ramazanda yapılmamak üzere, kıyamete kadar sürer. Bugün ve gecesinde ölen müminler kabir azabı görmez. Cehennem, Cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselâm Cuma günü yaratıldı, Cuma günü, Cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı Cuma günleri göreceklerdir.

Sual: Cenaze taşınırken gören Müslümanlar, ayağa kalkıp beklemeli mi, yoksa nasıl hareket etmelidir?
Cevap:
Bir yerden cenaze götürülürken, yoldaki ve oradaki dükkanlarda, kahvede olan Müslümanlar, bu cenazeyi görünce, gidip hiç olmazsa kırk adım taşımalı ve biraz arkasından yürümeli, ruhuna Fâtiha ve dua okumalıdır. Cenazeyi görünce, olduğu yerde ona karşı dikilip beklemenin tahrimen mekruh olduğu, Merâkıl-felâh ve Halebî-i kebîrde yazılıdır. Cenazeyi taşıdıktan sonra, arkasından yürümelidir. Peygamber efendimiz, Sa’d bin Mu’âz hazretlerinin cenazesini taşımışlardı.

Sual: Cenazeyi, herhangi bir zaruret yokken, vefat ettiği yerden başka bir yere götürüp gömmenin mahzuru olur mu?
Cevap: Cenazeyi, bulunduğu şehirde gömmek müstehabtır. İki veya dört kilometreden az uzağa götürmek sözbirliği ile caizdir. Daha uzağa götürmek ihtilaflıdır. Yakup ve Yusuf aleyhimesselâmın cenazeleri Mısırdan Şama nakledildi ise de, onların dinlerinde nakil caiz idi. Definden sonra caiz değildir. Redd-ül-muhtârda, bir kimsenin ölmeden önce, öldüğünde başka yere götürülmesini vasiyet etmesinin bâtıl olduğu bildirilmektedir.

Sual: Cenazeyi, herkese açık olan umumi mezarlıklara mı defnetmeli veya nasıl hareket etmelidir?
Cevap:
Meyyiti büyük mezarlıkta gömmek, sünnettir ve çok faydalıdır. Mümkün olduğu kadar salihlere ve evliyaya yakın defnetmelidir. Fasıkların, facirlerin ve hele gayr-i müslimlerin kabirlerinden uzak olmalıdır. Rutubetli yerlerde defnetmek iyi değildir. Mümkün olduğu kadar kuru yerlere defnetmelidir. Nemli yerde defin, meyyitin çabuk çürümesine sebep olur ki, aslında meyyitin geç çürümesi lazımdır. Toprak nemli veya gevşek olursa, çivisiz tabut ile gömmenin iyi olduğu kitaplarda yazılıdır.

Sual: Ölen süt çocuğunun cenazesi de, tabuta konularak mı götürülür?
Cevap: Ölen süt çocuğunu ve biraz büyüğünü, bir kişi iki eli üzerinde götürür. Bu kişi, hayvan üzerinde de olabilir. Büyük çocuklar ise, tabut ile götürülür.

Sual: Bir kimse, ölmeden önce kendisi için mezar hazırlayabilir mi?
Cevap: Bir kimsenin, hayatta iken, kendisi için kabir kazdırması caizdir. Kabir, kendi mülkünde ise, ona mahsus olur. Kendi mülkünde değilse, kabristanda yerini satın almamışsa, başkası da oraya gömülebilir.

Sual: Kabirde defin esnasında orada bulunanlar ne yapmalı, nasıl hareket etmelidir?
Cevap: Konu ile alakalı olarak Şir’at-ül-islâmda deniyor ki:
“Cenazeyi kabir başına koyunca, iş yapmayanlar oturmalıdır. Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi ayakta durmamalıdır. Meyyit defin edilirken, yedi sureyi okumak müstehabtır ki, İnnâ enzelnâ, Kâfirûn, İzâ câe, İhlâs, iki Kul e’ûzü ve Fâtiha sureleridir. Definden sonra bir hafta her gün sadaka verip, sevabını meyyitin ruhuna hediye etmek müstehabtır.”

Cenaze çıkan eve yemek götürmek
Sual: Cenaze çıkan eve yemek mi götürmeli yoksa cenaze evinde yemek, helva pişirip dağıtmalı mıdır?

Cevap: Cenaze çıkan eve komşuların ve yakında oturan akrabanın, bir gün ve gecelik yemek göndermeleri müstehabdır. Ca’fer-i Tayyâr hazretleri şehit olunca, Resulullah efendimiz bunun evine yemek gönderilmesini emir buyurdu. Ölü evinden yemek, helva dağıtılması mekruh ve çirkin bir bidattir. Birinci, üçüncü, yedinci, kırkıncı ve elliüçüncü gibi günlerde helva, çörek gibi şeyler yapmak ve kabir başında yemek dağıtmak, hafızları, mevlitçileri toplayıp, okutup yemek vermek mekruhtur. Bunların çoğu, gösteriş, şöhret için yapılmaktadır. Bu bidatler yapılırken, araya haramlar da karışmaktadır. Bunların yapılmasını vasiyet etmek de batıldır. Kırkıncı günü beklememeli, dua, hatim, sadaka ve mevlit okutmak gibi ibadetler, hemen yapılıp, sevapları meyyitin ruhuna hediye edilmelidir. Camilerde, ölüler için, İslâmiyete uymayan toplantılar yapmak günahtır. İbadet şeklinde günah işlemek, başka yerde işlemekten daha günahtır.

Sual: Okyanusun ortasında, gemide ölen bir kimsenin cenazesi, nereye ve nasıl gömülür veya ne yapılır?
Cevap: Gemide ölen kimsenin cesedi, karaya gidinceye kadar kokacaksa, yıkanır, kefenlenir, gemide cenaze namazı kılınır. Eğer gemi, bir gayr-i müslim memleketine yakın ise, cesede ağır bir şey bağlayarak denize bırakılır. Eğer gemi, bir Müslüman memleketin sahiline yakın ise, o zaman ceset yine denize bırakılır fakat cesede ağır şey bağlanmaz.

Meyyiti kabre indirirken
Sual: Cenaze, mezara nasıl indirilir, indirirken ne okunur ve kabre nasıl yerleştirilir?

Cevap: Meyyit defnedilirken, kabre tek veya çift sayıda kimse girip, kıbleye dönüp, kabrin kıble tarafına ve kabre paralel olarak bırakılmış olan meyyiti alıp, kabir içine veya lahd içine, yüzü kıbleye karşı korlar. Koyarken, “Bismillâh ve billah ve alâ millet-i Resûlillah” derler. Ezan okumazlar. Meyyitin yüzü, lahdin içine doğru olup, arkasına toprak ve kerpiç konur. Sonra mezarın içi toprakla doldurulur. Ters konmuş meyyiti kıbleye çevirmek için mezar açmak caiz değildir. Çünkü, mezarı açmak haramdır. Kabirde unutulan bir malı almak için açılabilir. Kabirde kefenin uçları çözülür.

Sual: Definden sonra, kabir başında dua yapılabilir mi ve cenaze sahiplerine ne zaman baş sağlığı dilenir?
Cevap: Definden sonra dua edilir. Sessiz olarak Kur’an-ı kerim okunur. Yüksek sesle okumak mekruhtur. Sonra cemaat ve meyyit sahibi, işlerinin başına dağılmalıdır. Üç günden sonra taziye yapmak mekruhtur. Ancak uzakta olanlar ve yakın olup da, geç haber alanlar için mekruh olmaz. İki kere taziye etmek, kabir başında ve meyyit sahiplerinin kapılarında taziyede bulunmak mekruhtur. Taziye, mektupla da olur.

Sual: Cenaze defnedildikten sonra, kabrin üzeri düz değil, balık sırtı gibi yapılıyor ve bir de su dökülüyor. Böyle yapmak dinimizin emri midir?
Cevap: Definden sonra kabir üzerine su dökmek sünnettir. Kabrin üzerine terbî yapmak, yani düz yapmak Hanefi mezhebinde sünnet değildir. Müsennem, yani balık sırtı gibi yuvarlak yapmak sünnettir. Kabir içini kireç ve çimento ile sıvamak caiz değildir. Âlimlerin, büyüklerin kabirlerini korumak için, türbe yapmanın, Hanefi mezhebinde caiz olduğu, Halebî-yi kebîr’de bildirilmiştir. Mîzân’da ve Ukûd-üd-dürriyye’de de yazılıdır. Fakat, süs için yapmak haramdır. Kabir üzerine taş, çimento, demir parmaklık yaparak korumak caizdir.

Sual: Hazırlanmış olan cenazeyi gündüz mü defnetmelidir, gündüz yetiştirilemezse, gece de defnedilebilir mi?
Cevap: Yıkanıp, kefenlenen yani hazırlanmış olan cenazeyi gündüz gömmek müstehabdır. Eğer gündüz yetiştirilemezse, gece de gömmek, defnetmek caizdir.

Sual: Tanımadığımız bir kimsenin cenazesinin taşındığını görünce, ayağa kalkıp beklemek ve saygı duruşunda durur gibi durmak gerekir mi yoksa ne yapmalıyız?
Cevap: Konu ile alakalı olarak Halebîde deniyor ki:
“Önünden cenaze geçen kimse, cenaze için ayağa kalkıp dikili durmamalıdır. Cenazeyi taşımak ve arkasından yürümek için kalkmalıdır. Resulullah efendimizin cenaze görünce kalktığı, geçtikten sonra oturduğu ve 'siz de böyle yapın' diye emir buyurduğu bildirildi ise de, bu emir neshedildi, kaldırıldı. Yani bir zaman sonra, bu emrini değiştirdi.” Merâk-ıl-felâh ve Dürr-ül-Muhtârda da cenazeyi görenin saygı duruşu olarak ayağa kalkmasının caiz olmadığı yazılıdır.

Sual: Cenazeyi taşırken hızlı mı yoksa yavaş mı götürmelidir?
Cevap: Cenazeyi, meyyiti sarsmayacak kadar, hızlı götürmelidir.

Ölenin yakınlarına taziyede bulunmak
Sual: Ölenin yakınlarına baş sağlığı için ne demeli, bunun belli bir zamanı var mıdır, nasıl yapılmalıdır?

Cevap: Meyyit sahiplerinden büyük, küçük erkeklere ve yaşlı kadınlara rast gelince, taziye etmek, yani başın sağ olsun demek gibi, sabır tavsiye etmek müstehabtır. Taziye için; “A'zamallahü ecrek ve ahsene azâek ve gafere limeyyitik” denir ki; “Allahü teâlâ, sevabını, dereceni arttırsın, güzel sabır etmeni nasip eylesin ve meyyitinin günahlarını af eylesin” demektir. Musibetlere, elemlere sevap olmaz. Bunlara sabretmeye sevap verilir. Fakat, elemlere sabredilmese de, günahların affına sebep olurlar. Meyyit sahibinin, taziye için, üç günden az, bir yerde bulunması caiz ise de, camide beklemesi ve kadınların hiçbir yerde beklemeleri caiz değildir. Definden sonra dua edilir. Sessiz olarak Kur’ân-ı kerim okunur, yüksek sesle okumak mekruhtur. Sonra cemaat ve meyyit sahibi, işlerinin başına dağılmalıdır. Üç günden sonra taziye yapmak mekruhtur. Ancak uzakta olanlar ve yakın olup da, geç haber alanlar için mekruh olmaz. İki kere taziye etmek, kabir başında ve meyyit sahiplerinin kapılarında taziye mekruhtur. Taziye, mektup ile de olur.

Sual: Cenaze evine taziye için gelenlere bir şeyler ikram etmenin, yemek yedirmenin, dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır?
Cevap: Cenaze çıkan eve komşuların, yakında oturan akrabanın, bir gün ve gecelik yemek göndermeleri müstehabdır. Ca'fer-i Tayyâr hazretleri şehit olunca, Resulullah efendimiz bunun evine yemek gönderilmesini emir buyurdu. Ölü evinden yemek, helva dağıtılması mekruh ve çirkin bir bidattir. Ancak taziye için başka şehirlerden gelen misafirlere, taziye için gelenlere bir şeyler ikram etmek veya yemek vakti ise yemek vermek gibi âdet olan şeyleri yapmak bidat olmaz.

Sual: Ölenin 40., 53. günleri kabrinin başında yemek dağıtmak, mevlit okutmak dinimizce uygun mudur?
Cevap: Ölünün ardından, kırkıncı, elli üçüncü gibi günlerde helva, çörek gibi şeyler yapmak, kabir başında dağıtmak, mevlit okutup yemek vermek mekruhtur. Bunların çoğu, gösteriş, şöhret için yapılmaktadır. Bu bidatler yapılırken, araya nice haramlar da karışmaktadır. Bunların yapılmasını vasiyet etmek de batıldır. Kırkıncı günü beklememeli, dua, hatim, sadaka, mevlit okutmak gibi ibadetler, hemen yapılıp, sevapları meyyitin ruhuna hediye edilmelidir.

Sual: Bazı yerlerde ölüleri yakıyorlar. Ölenin cesedi bu şekilde yakılınca, ruhu yersiz, mekânsız bırakılmış olmaz mı?
Cevap:
Konu ile alakalı olarak Abdül'Azîz-i Dehlevî hazretleri Abese suresinin tefsirinde buyuruyor ki:
“Ölüyü yakmak, ruhu yersiz bırakmak olur. Ölüyü toprağa gömmek ise, ruh için bir yer belli etmek olur. Bunun içindir ki, gömülmüş olan velilerden ve başka salihlerden faydalanılmaktadır. Ölülere yardım etmek de mümkün olmaktadır. Yakılan ölüler için bunlar düşünülemez.”

Cenaze olduğunda tesbihleri terk etmek
Sual: Zamanımızda çoğu yerlerde, bir cenaze olduğu zaman, namazdan sonraki tesbihleri okumayı terk ediyorlar. Gerçekten böyle durumlarda dinimize göre bu tesbihlerin terk edilmesi, okunmaması mı gerekir?
Cevap:
Farz namazlardan sonra, imamın ve cemaatin, her biri tamam olarak, üç istiğfâr ve Âyet-el-kürsi ve 99 tesbih ve duadan sonra, her birinde Besmele çekerek, onbir İhlas ve iki Kul-e'ûzü okumaları ve 67 Estağfirullah demeleri müstehabtır. Onbir İhlâs okumayı emreden hadis-i şerif, Berîkada yazılıdır. Sabah namazı sonunda, on kerre “Lâ ilâhe illallah vahdehu lâ-şerîke-leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şey'in kadîr” okuyana çok sevap verileceği, hadis-i şerifte bildirildiği İmdâdda yazılıdır. Cenaze olduğu zaman, bunları terk etmemelidir. Çeşitli sebeplerle, cenaze, saatlerce bekletilip de, bunları okumak için bir iki dakika bekletilemez mi? Cemaatin bunları okumalarına mani olanlar, Bakara suresinin yüzondördüncü âyet-i kerimesinde zalim oldukları ve Cehennemde şiddetli azap görecekleri bildirilenlerin arasında bulunmaktan, çok korkmalıdırlar. Cemaatin bunları okumalarına mani olmayan dindar imamlara ve müezzinlere müjdeler olsun! Bunlar, her namazda yüz şehit sevabı kazanıyorlar. Çünkü Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehit sevabı vardır.)

Sual: Cenaze defnedilmeden önce, lahd kısmını beton ve benzeri şeyle kapatmanın mahzuru var mıdır?
Cevap:
Konu ile alakalı olarak Mîzân-ül-kübrâda deniyor ki:
“Dört mezhep söz birliği ile bildiriyor ki, lahdin kabir tarafı, kerpiç dizerek veya hasırla kapatılır. Burasını pişmiş tuğla ile, tahta ile kapatmak mekruhtur. Çivi, tuğla gibi fırınlanmış şeyler, ziynet eşyasıdır. Bunları kabrin içinde kullanmak mekruhtur. Kabrin üstünü, dışarıdan tuğla, ağaç ve mermerle örtmek caizdir. Resulullah efendimizin mübarek lahdi, dokuz tane kerpiç ile kapatılmıştır. Kadınlar kabre tabutsuz konurken, büyük bez ile perde tutulur.”

Sual: Ölen kimsenin kabrinin başına mezar taşı dikmenin, çeşitli yazı yazmanın, dinimiz açısından mahzuru var mıdır?
Cevap:
Mezar taşı dikmek caizdir. Mezar taşının üzerine âyet-i kerime, mübarek isimler, şiir, methiye, övücü şeyler, Fatiha kelimesini yazmak, resmini koymak caiz değildir. Asırlardan beri yazılıyor ise de, kötü bir bidattir. Kötü adetler, caiz olmayı göstermez. Mezar taşına, isim ve ölüm hicri senesi yazılabilir denildi.

Sual: İnsanlara insan oldukları için diri iken saygı gösterildiği gibi, öldüğünde cenazelerinde de saygılı olmak gerekir mi?
Cevap:
Bir gün Peygamber efendimizin önünden bir cenaze geçirildi. Resûlullah efendimiz, tazim, hürmet için ayağa kalktılar. Eshab-ı kiram;
-Ya Resûlallah, bu cenaze Yahudi cenazesidir deyince, Peygamber efendimiz;
-Nefis değil midir? yani insan değil midir cevabını verdiler.

Sual: Bir kimsenin, öldüğü odaya, evinin bahçesine gömülmesinde bir mahzur olur mu?
Cevap:
Herhangi bir kimseyi öldüğü odayı kazıp, buraya gömmek caiz değildir. Mektep, okul, tekke yanına da gömmeyip, Müslümanların defnedildiği İslâm mezarlığına götürmelidir.

Sual: Vücutları parçalanarak ölenler oluyor. Bunlardan bazısının sadece elleri veya ayakları bulunabiliyor. Bu hâldeki ceset parçalarını da gömmeden önce yıkamak gerekir mi?
Cevap:
İnsanın yalnız başı veya bedenin yarısı ele geçerse, yıkanmaz ve namazı kılınmaz, öylece gömülür. Bedenin yarıdan fazlası, başı olmasa bile veya bedenin yarısı ve başı bulunursa, yıkanır ve namazı kılınır.

Sual: Bir yerde, toplu ölüm sebebiyle Müslüman cenazeler ile gayrimüslim cenazeler karışmış ise, bunların yıkanması, cenaze namazlarının kılınması nasıl olur?
Cevap:
Müslüman ve kâfir cenazeleri karışık, alametleri yok ve çoğu da Müslüman ise, hepsinin namazı kılınır. Hepsi Müslüman mezarlığına gömülür. Müsavi, eşit sayıda veya azı Müslüman ise, hepsi yıkanır, kefenlenir, namazları, Müslüman olanlara niyet edilerek kılınır. Hepsi kâfir mezarlığına gömülür.

Sual: Cenazeyi yıkamak için cenaze sahibinden para almak veya istemek, dinen uygun olur mu?
Cevap:
Cenazeyi parasız yıkamak çok sevaptır. Para istemek caiz ise de, parasız yıkayan başkası yok iken para istemek caiz olmaz. Cenaze taşımak, kabir kazmak ücreti de böyledir.

Sual: Suda boğularak ölen bir kimsenin cesedini tekrar yıkamak gerekir mi?
Cevap:
Suda boğulan bir kimsenin cesedi de, üç kere yıkanır veya yıkamak niyeti ile, suda üç kere hareket ettirilir. Yağmurda cesedi ıslanan kimse de yıkanır. Meyyiti yıkamak, her dinde vardı. Âdem aleyhisselamı melekler yıkadı ve;
(Ölülerinizi böyle yıkayınız) dediler.

Sual: Ölen kimseyi yıkamadan önce, cenaze namazı kılınabilir mi?
Cevap:
Meyyiti gasletmek, yıkamak, vacib-i kifayedir. Cenaze yıkanmadan, namazı kılınmaz.

Sual: Elbisesinde veya ayakkabısında necaset bulunan kimse, cenaze namazı kılabilir mi?
Cevap:
Cenazenin ve imamın bulunduğu yerin temiz olması lazımdır. Cemaatinki şart değildir. Çünkü, yalnız imamın kılması ile, farz yapılmış olur. Elbise, ayakkabı ve basılan yer necis ise namaz sahih olmaz. Tahtâvînin İmdâd haşiyesinde deniyor ki:
“Meyyit temiz tabut içinde ise ve üst yüzü temiz olan ayakkabı çıkarılıp, üzerine basılırsa, yerin necis olması zarar vermez.”

Sual: Erkek bulunmadığı zaman, kadın cenaze namazı kılabilir mi?
Cevap:
Erkek bulunmadığı zaman, kadının cenaze namazını kılması ile, farz yapılmış olur. Böylece kadının cenaze namazı kabul olur ve bir kişinin kılması ile farz yerine gelmiş olur. Çocuğun, cenaze yıkaması caiz ise de, namazını kıldırması caiz değildir.

Sual: Cenaze namazı kılınırken, imam dördüncü tekbirden sonra selam vermeyip beşinci tekbiri söylerse, cemaat de söyler mi veya nasıl hareket eder?
Cevap:
Cenaze namazı kılarken, imam dördüncü tekbirde selam vermeyip beşinci tekbiri söylerse, cemaat söylemez. Sessizce bekleyip, imamla birlikte selam verirler.

Cenaze namazı için tesbihleri terketmek
Sual: Camilerde, bir cenaze olduğu zaman, hemen duaya geçiliyor, tesbihler çekilmiyor. Böyle yapmak dinimizin bir emri midir?
Cevap:
Cenaze namazı, gasli ve techizi, tekfini, defni, farz-ı kifaye, bayram namazı vacib ise de, cemaate geç gelenlerin bunu bayram namazı sanarak şaşırmamaları için önce bayram namazı kılınır. Hazır olan cenazenin namazı, bayramın hutbesinden ve akşamın, Cumanın, yatsının ve öğlenin son sünnetlerinden önce kılınacağı, bildirilmektedir. Fakat Hilye ve Bahr kitaplarında ise, önce son sünnetlerin farz ile birlikte kılınmaları lazımdır deniyor. Techiz, tekfin ve namazı çabuk yapmak mendubtur.

Görülüyor ki, cenaze namazı, sünnetlerden önce veya sonra kılınır denilmiştir. Fakat, cenaze namazı için sünnetin terk edileceğini hiçbir âlim bildirmemiştir. Bunun için, cenaze namazı kılınacağı zaman, camilerde tesbihleri terk etmemelidir. Cenaze namazını acele kılmak vacib olduğu için tesbihleri terk ediyoruz diyenler yanılıyorlar. Cenaze namazını acele kılmak vacib değildir, müstehabdır. Cenaze namazını, cemaat çok olsun diyerek bekletmek mekruh olduğu halde, cemaat çok olması için, cenazeyi saatlerce bekletip, sonra acele etmek vacib diyerek, Âyet-el-kürsîyi ve namaz tesbihlerini terk etmek pek yanlıştır. Bu yanlış adeti ortadan kaldırarak, cenaze olunca da Âyet-el-kürsîyi ve tesbihleri okuyanlara, okutan imam ve müezzin efendilere müjdeler olsun.

Sual: Ölen bir kimsenin, geride bıraktığı borçlar ve kul hakları varsa, öleni bu borçlardan ve bu haklardan kurtarmanın bir yolu, bir usulü var mıdır?
CEVAP
Bir kimse, ölür ölmez, bunun borçlarını bir an önce ödemelidir. Çünkü borçları ödenmedikçe, ölen kimsenin ruhu, iyiler derecesine kavuşamaz. Ölen erkek ise, zevcesine, hanımına vaktiyle ödemediği mehir parası da, borcudur. Verilmemiş, birikmiş zekât, fıtra da borçtur. Hırsızlık etmesi, zor ile alması da borcudur. Meyyiti kabre koymadan önce, borçlarını ödemek mümkün olmaz ise, meyyitin yakın akrabasından biri, bu borcu Havâle üsulü ile, kendi üzerine alır. Yani borçlar bunun olur. Böylece, hak sahiplerinin kabul etmesi ile, meyyit borçtan kurtulmuş olur. Bu yol, havâle üsulüne tam uymuyor ise de, meyyitin ihtiyacı çok olduğu için, İslamiyet buna izin vermiştir. Peygamber efendimiz borçlu olarak ölen birinin cenaze namazını kılmak istememişti. Eshab-ı kiramdan Ebu Katâde-i Ensârî hazretleri, meyyitin borcunu, bu usül ile, kendi üzerine alarak kabul edince, Resulullah efendimiz cenaze namazını kılmayı kabul buyurdular. Bu meyyitin borcu iki dinar, yani 4,8 gramlık iki altın olup, Resulullah efendimiz, Ebû Katâde hazretlerine;

-Bu iki altın borç, senin üzerine oldu mu ve meyyit borçtan kurtuldu mu? diye sual etti. Ebû Katâde hazretleri de;

-Evet deyince, Resulullah efendimiz, cenazenin namazını kıldı.

Görülüyor ki, yabancı bir kimse de borcu kendi üzerine alırsa, meyyit borçtan kurtulmaktadır. Borcu üzerine alan kimsenin alacaklıya “Meyyite hakkını helal et!” demesi uygun olur. Böyle helalleşme ile, meyyit borçtan tamamen kurtulur.

Gerek böyle, gerekse, İslamiyetin gösterdiği başka yollar ile, meyyit, borçlardan, üzerindeki haklardan kurtarıldıktan sonra, ölenin varsa vasiyeti yerine getirilmelidir. Günah olan bir şeyi yapmak için vasiyet etmek sahih olmaz. Böyle vasiyetler yerine getirilmez. Böylece, meyyit, vasiyetten hasıl olan sevaptan ve duadan mahrum bırakılmamış olur.

Sual: Kabrin derinliği, genişliği ne kadar olmalı ve ölünün kabir içine konuluş şekli nasıldır?
CEVAP
Konu ile alakalı olarak Câmi’-ul-fetâvâ kitabında deniyor ki:
“Kabrin derinliği, insanın göğsüne kadar olmalıdır. Adam boyunca olması daha iyidir.”

Kabir, su girmemesi, koku çıkmaması ve hayvanların açmaması için, derin olmalıdır. Uzunluğu meyyitin boyu kadar, genişliği, boyunun yarısı kadar olmalıdır. Kabrin uzunluğuna istikameti, kıble ciheti ile dik açı yapacak şekilde olmalıdır. Lahd yapmak sünnettir. Lahd, kabir kazıldıktan sonra, kabrin tabanından kıble cihetine ve kabir boyunca, içine meyyit sığacak kadar genişlik ve yükseklikte kazılan yerdir. Meyyit, lahd içine, sağ yanı üzere konur. Şak yapılmaz yani kabir kazıldıktan sonra ortasına çukur açıp, meyyit buraya konmaz. Toprak çürük, nemli ise, erkeği lahdin veya doğruca kabrin içine, çivisiz tabut ile koymak caiz olur. Toprak kuru ve sağlam ise, erkeği tabut ile gömmek mekruh olur. Meyyitin altına keçe, hasır gibi şeyler sermek de mekruhtur. Meyyiti çivisiz tabut ile gömünce, tabut içine biraz toprak konur. Kadınları, her zaman çivisiz tabut ile gömmek efdaldir.